Hatimoğulları'ndan yasa tepkisi: İmralı mutabakatı yansımalıdır

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Tunceli'de katıldığı 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali'nde çözüm süreci, Gülistan Doku soruşturması ve Alevi politikalarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Kürt sorununun çözümü kapsamında çıkarılması beklenen yasaya değinen Hatimoğulları, İmralı'daki mutabakatın yasaya yansıması gerektiğini belirterek, aksi takdirde düzenlemenin kâğıt üstünde kalacağı uyarısında bulundu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Tunceli'de düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında gerçekleştirilen programda halka hitap etti. Konuşmasında Kürt sorununun çözümü için gündemde olan yeni yasa hazırlıklarına değinen Hatimoğulları, sürecin uzadığının farkında olduklarını belirterek partisinin net beklentilerini dile getirdi. Beklenen yasanın, barışçıl ve demokratik çözüm için bir temel oluşturması ve geçiş dönemi sağlaması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Sürgündeki siyasetçilerin kendi topraklarına dönüp demokratik siyasete katılımlarının önünün açılmasını bekliyoruz. İmralı'da oluşan mutabakatın yasaya yansımasını da beklemekteyiz. Aksi durumda bu yasa hukuka hizmet etmez, beklentiyi karşılamaz, geçiş döneminde oynaması gereken rolü oynayamaz ve kâğıt üstünde kalır." ifadelerini kullandı.

Gülistan Doku soruşturmasında Süleyman Soylu vurgusu

Hatimoğulları, konuşmasında Tunceli'de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun derinleştirilen soruşturmasına da dikkat çekti. Mevcut soruşturmanın dönemin valisi, emniyet müdürü, polisi ve doktoru gibi birçok farklı makama uzandığını hatırlatan Hatimoğulları, "Tıpkı bir Susurluk ile karşı karşıyayız. Bu soruşturma dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya kadar uzanmalıdır." dedi.

Devletin Alevisi olmayacağız

Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaları sert bir dille eleştiren Hatimoğulları, 4 Mayıs'ta Dersim Katliamı'nın (Tertele) yıl dönümünde yaşananları anlattı. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı başkanlığın aynı gün bölgede devlet görevlisi statüsündeki 130 kişiyle bir organizasyon gerçekleştirdiğini belirten Hatimoğulları, "Adeta Aleviliği pazarlamaya kalktılar. Aleviler devletin Alevisi olmayacak, inançlarından vazgeçmeyecek ve asimile edilmeyecek. Alevileri parayla satın alamazsınız." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Barış mücadelesi ve toplumsal örgütlenme

Abdullah Öcalan'ın barış ve demokratik toplum çağrısına da atıfta bulunan DEM Parti Eş Genel Başkanı, bu çağrının güçlü bir toplumsal örgütlenme ve demokratik mücadele öngörüsü taşıdığını savundu. Türkiye'de milyonlarca insanın açlık ve yoksullukla boğuştuğuna işaret eden Hatimoğulları, ekonomik mücadele ile barış, kadın ve ekoloji hareketlerinin birleşmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kayyumlar lağvedilmeli, cumhuriyet demokratikleşmeli

Barışın yalnızca yasalardan veya devletten beklenemeyeceğini, toplumsallaştıkça gerçek bir barışın inşa edilebileceğini söyleyen Hatimoğulları, kayyum uygulamasının da mutlaka lağvedilmesi gerektiğini belirtti. Hatimoğulları, "Cumhuriyet demokratikleşmelidir; Alevisiyle, Kürdüyle barışmalıdır. Cumhuriyet, bütün farklı halklardan ve inançlardan insanları eşit yurttaş olarak görmelidir. Bunun için silahların susması yetmez; barış inşa edilmeli, iktisadi adalet ve eşitlik sağlanmalıdır." diyerek sözlerini tamamladı.

İLGİLİ HABERLER