Gazeteci Sedef Kabaş, 'Cumhurbaşkanına hakaret' ve 'suç işlemeye tahrik' iddiasıyla gözaltında

Gazeteci Sedef Kabaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" iddiasıyla gözaltına alındı. Kabaş bugün adliyeye sevk edilecek.

Kabaş'ın gözaltına alındığını, avukatı Uğur Poyraz kamuoyuna duyurdu.

Uğur Poyraz sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Müvekkilem Sedef Kabaş aradı, gözaltına alındığını söyledi. Ben de şimdi Vatan emniyete geçiyorum" ifadelerini kullandı.

Poyraz daha sonra yaptığı ikinci açıklamada, Sedef Kabaş'ın attığı 3 tweet nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçlarını işlediği iddiasıyla Anadolu Adliyesi'nde savcılığa çıkartılacağını duyurdu.

Poyraz, "Dilerim yeniden bir hukuk faciası yaşamayız" dedi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı da Kabaş'ın, X platformunda yaptığı paylaşımlar nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alındığını açıklamıştı.

CHP Parti Meclis Üyesi ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kabaş'ın gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Mahmut Tanal, "Gazeteci Sedef Kabaş'ın gecenin bir yarısı gözaltına alınması hukuki değil, keyfidir. İkametgâhı belli, kamuoyunca tanınan, çağrılsa ifadeye gidecek bir kişi için CMK'ya (Ceza Muhakemeleri Kanunu) göre gözaltı istisnadır" dedi.

"Kaçma şüphesi yoktur, delil karartma ihtimali yoktur" diyen Tanal, açıklamasında ayrıca şu ifaedelere yer verdi:

"Ceza muhakemesi intikam ve sindirme aracı değildir. Gece yarısı yapılan bu işlem, Anayasa'nın 19. maddesine, CMK 90–91'e ve ölçülülük ilkesine açıkça aykırıdır. Bu bir adli zorunluluk değil, hukukun araçsallaştırılmasıdır. Hukuk devleti çağırır, dinler; gece baskını yapmaz."

Tanal'ın atıfta bulunduğu, Anayasa'nın 19. maddesi, "Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkı"nı düzenliyor.

Herkesin hürriyet ve güvenliğe sahip olduğunu belirten madde, kanunda belirtilen istisnai haller (yakalama, tutuklama, kaçmanın önlenmesi, akıl sağlığı, bulaşıcı hastalık vb.) haricinde kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılamayacağını ve kişinin kısa sürede hakim önüne çıkarılma hakkını garanti ediyor.

Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 90. Maddesi'ne göre; suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde herkes geçici yakalama yapabiliyor, kolluk güçleri kuvvetli şüphe durumunda yakalama yapabiliyor.

Aynı kanunun 91. Maddesi'ne göre ise yakalanan kişi savcılık emriyle gözaltına alınabiliyor ancak gözaltı süresi yakalama anından itibaren 24 saati (toplu suçlarda bu süre uzatılabilir) geçemiyor.

2022'de 2 aya yakın cezaevinde kalmıştı

Sedef Kabaş, 14 Ocak 2022'de TELE1'de yayımlanan "Demokrasi Arenası" programında bir atasözünü kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik olduğu iddia edilen bir benzetme yapmış, bu sözler kısa sürede sosyal medyada yayılmış ve iktidar kanadından sert tepkiler gelmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sözlerin "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu oluşturduğu gerekçesiyle resen soruşturma başlatmış, Kabaş'ın ifadeye çağrılmasına gerek görmeden evine polis gönderilmesi talimatı vermişti.

Kabaş, 22 Ocak 2022'de sabaha karşı evi aranarak gözaltına alınmış, gözaltı işlemi muhalefet ve bazı hukuk çevrelerinde "ölçüsüz" olarak nitelendirilmişti.

Aynı gün adliyeye sevk edilen Kabaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunun cezasının üst sınırı ve "kaçma şüphesi" gerekçeleriyle tutuklanmıştı.

Sedef Kabaş 49 gün Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalmış, 11 Mart 2022'deki duruşmada mahkeme Kabaş'ın tahliyesine karar vermişti.

2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Kabaş'ın tahliyesine karar verilmiş, ceza istinaf mahkemesine taşınmıştı.

Türkiye'de muhalefet partileri Kabaş'ın tutuklamasını "ifade özgürlüğünün ihlali" olarak nitelendirerek eleştirmiş, uluslararası basın da Kabaş'ın yargılandığı davaya yer vermişti.

Avrupa Konseyi ve uluslararası gazeteci örgütleri de Kabaş'la ilgili hukuki sürece tepki göstermişti.

İLGİLİ HABERLER