Eskişehir'de toryum ve nadir toprak elementleri (NTE) ruhsat sahasında madencilik faaliyetleri, endüstriyel tesisler ve altyapı yatırımları için acele kamulaştırma kararı alındı. Kararla birlikte Türkiye'nin enerji geleceği açısından toryumun potansiyeline uzun yıllardır dikkat çeken fizikçi Prof. Dr. Saleh Sultansoy'un değerlendirmeleri yeniden gündeme geldi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 31 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 11690 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında, Sivrihisar ve Beylikova ilçelerindeki bazı taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildi.
258 taşınmaz kamulaştırma kapsamında
Kararın ekindeki listeye göre Sivrihisar'ın Karkın Mahallesi ile Beylikova'nın Okçu ve Kızılcaören mahallelerindeki tarla ve meyve bahçelerinin de aralarında bulunduğu 258 taşınmaz kamulaştırma kapsamına alındı.
Yaklaşık 2 milyon 650 bin metrekareden fazla alanı kapsayan kamulaştırma işlemlerinin Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesi kararlaştırıldı.
Kamulaştırma kararı, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü uhdesindeki Sicil: 1075 sayılı IV. Grup "Toryum + Barit + Florit + Nadir Toprak Elementleri (NTE)" ruhsat sahasında açık ocak proje alanları, dekapaj pasa döküm alanları, bağlantı yolları, cevher stok alanları, atık barajı, endüstriyel üretim ve altyapı tesisleri ile idari bina yerleşim alanları için ihtiyaç duyulan taşınmazları kapsıyor.

Eskişehir'de 380 bin ton toryum rezervi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın verilerine göre Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), Eskişehir-Sivrihisar'da geçmiş yıllarda yüzde 0,2 tenörlü 380 bin ton toryum rezervi belirledi.
MTA'nın 2020 yılında Malatya-Kuluncak'ta yaptığı çalışmalarda ise ortalama 2,032 ppm toryum içeren 3,8 milyon ton kaynak materyal tespit edildi. Bakanlık, söz konusu kaynağın ekonomikliği ve teknolojik olarak kazanımına yönelik henüz çalışma yapılmadığını bildirdi.
Beylikova'da 694 milyon ton kaynak materyal
Eti Maden'in Beylikova-Sivrihisar sahasındaki çalışmalarında ortalama 788 ppm ThO2 içeren 694 milyon ton kaynak materyal belirlendi. Bu miktarın yaklaşık 540 bin ton toryuma karşılık geldiği belirtiliyor.
Türkiye'de ayrıca Malatya-Hekimhan-Kuluncak, Kayseri-Felahiye, Sivas, Diyarbakır ve Burdur-Çanaklı bölgelerinde de toryum oluşumlarının bulunduğu ifade ediliyor.
"Isparta tek başına 100 yıl yeter"
Prof. Dr. Saleh Sultansoy, Eskişehir-Sivrihisar bölgesinde yaklaşık 380 bin ton toryum rezervi bulunduğunu, Isparta'nın Aksu bölgesinde ise 20 bin tonun üzerinde toryum tespit edildiğini söyledi. Sultansoy, Isparta'daki kaynağın tek başına Türkiye'nin 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Isparta'daki toryumun Sivrihisar'daki kaynaklardan farklı olarak daha kolay işlenebilir nitelikte olduğunu belirten Sultansoy, Türkiye'nin gerçek toryum potansiyelinin ortaya çıkarılması için ayrıntılı çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.
Sultansoy ayrıca toryum yakıtlı hızlandırıcı sürümlü sistemler konusunda ulusal bir Ar-Ge programı başlatılması ve Türkiye'nin bu alandaki uluslararası iş birliklerine dahil olması gerektiğini söyledi.
Toryum çalışmaları 2003'te gündeme gelmişti
Prof. Dr. Sultansoy, 6-7 Ocak 2003'te Eskişehir'de bilim insanlarının katılımıyla "Toryum Yakıtlı Nükleer Teknolojiler Çalıştayı" düzenlendiğini anlattı. Çalıştayın ardından Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nda toryumun enerji kaynağı olarak potansiyelinin araştırılmasına yönelik karar alındığını belirten Sultansoy, Türkiye'nin bu alandaki çalışmalarını sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
1 ton toryum 3,5 milyon ton kömüre eşdeğer hesaplandı
Sultansoy'un "Türkiye'nin Stratejik Enerji Kaynağı: Toryum" başlıklı çalışmasında toryumun enerji yoğunluğuna ilişkin hesaplamalar da yer aldı.
Sultansoy'un hesabına göre, bir yıl boyunca 1 gigavatlık kesintisiz güç üretimi için yaklaşık 3,5 milyon ton kömür veya 200 ton uranyuma karşılık 1 ton toryum gerekiyor.
Sultansoy, kömürün yüksek karbondioksit salımına, uranyumun ise uzun ömürlü radyoaktif atıkların depolanması ve nükleer silahların yayılmasıyla bağlantılı risklerine dikkat çekti. Toryum temelli sistemlerde karbondioksit etkisinin daha düşük, uzun ömürlü zararlı atık miktarının ve yarı ömürlerinin daha az olduğunu belirtti.
"Asıl mesele teknolojiye sahip olmak"
Türkiye'nin 126 GW'lık kurulu gücünün tamamının nükleer santraller tarafından karşılandığı teorik bir hesaplama üzerinden değerlendirme yapan Sultansoy, belirlenmiş 7 bin 300 tonluk uranyum rezervinin bir yıllık ihtiyacı dahi karşılamayacağını belirtti.
Sultansoy, belirlenmiş 540 bin tonluk toryum kaynaklarının ise teorik olarak yaklaşık 4 bin yıl yeterli olabileceğini hesapladı. Türkiye'nin toryum potansiyelinin dünya elektrik ihtiyacı açısından da önemli bir enerji kaynağı oluşturabileceğini belirten Sultansoy, temel meselenin toryuma sahip olmaktan çok, bu kaynağı enerjiye dönüştürebilecek teknolojiye sahip olmak olduğunu ifade etti.