Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti milletvekilleriyle düzenlenen yasama yılı açılış toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, fon krizine ilişkin sert ifadeler kullanırken, CHP'den istifa ederek AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a da parti rozetini taktı.
Erdoğan, Tugay ile birlikte salona girerken İzmir teşkilatına dönerek, “İzmir bugün bir başka coşkulu! Orası Karşıyaka mı, Göztepe mi?” dedi.
Erdoğan'dan muhalefete “mutabakat” çağrısı
Toplantıdaki konuşmasında 1 Ekim'de Meclis'te yaptığı “mutabakat” çağrısını yineleyen Erdoğan, “Çerçeve yasaya verilen 467 kabul oyunun temsil ettiği uzlaşı ruhunun yeni yasama yılında da canlı tutulmasına büyük önem veriyoruz. Umarız 'mutabakat içinde rekabet' teklifimiz karşılık bulur ve Türk siyaseti yeni yasama yılında yeni bir siyaset tarzının mümkün olduğunu gösterir. İşleyen bir demokrasi için iktidar kadar, iktidarın tasarrufları kadar muhalefetin ne yaptığı, nasıl davrandığı da çok önemlidir” diye konuştu.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta “Terörsüz Türkiye” süreci olmak üzere uzlaşmadan, diyalogdan ve mutabakat arayışından kaçınmadıklarını ifade eden Erdoğan, “Bizim çabalarımıza muhalefetin de yapıcı tutumuyla destek olması, katkı sunması, yeri geldiğinde savaş baltalarını bir kenara koyarak ortak hedefler doğrultusunda ortak bir paydada buluşabilme erdemini göstermesi gerekir” dedi.
Erdoğan, Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin siyasi partilere yönelik “Hizmette rekabet; istiklalde vahdet, istikbalde gayret” çağrısını da anlamlı bulduğunu söyledi.
Meclis açılışındaki tartışmalara da değinen Erdoğan, “Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavırlara rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyoruz. En azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum. Diyalog kapılarını ardında kadar açık tutacak, komisyonlarda Genel Kurul çalışmalarında yapıcı bir dil kullanacak, uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
Fon krizi için sert sözler
Erdoğan, eski Bakan ve eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın da adının geçtiği fon krizine ilişkin değerlendirmesinde, milletin hakkına girenlerin ve haksız kazanç sağlayanların hesap vereceğini söyledi.
“Şunu herkes bilsin ki milletin hakkına girenler, haksız kazanç sağlayanlar, tamahkârlık ve sahtekârlık yapanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da Yaradan'a verecektir. Bu sürecin sonunda Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak; küçük yatırımcının birikiminden beslenen açgözlü parazitlerden arınacak. Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek.”
Fon krizi üzerinden muhalefete de yüklenen Erdoğan, “Türkiye'de ilk defa para kuleleri üzerinden soygunu kurumsallaştıranlar, milyonlarca avroluk rüşvet itiraflarına dürüstçe cevap vermek yerine bize saldırıyorlar. Biz baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan bir gruptan ne ders alırız ne de onları muhatap alırız. Buradan hiç kimseye, özellikle de siyasi yankesicilere ekmek çıkmaz. Boşuna ellerini oğuşturuyorlar, boşuna hevesleniyorlar, boşuna fırsatçılık yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
“Baklava kutuları hırsızlarına sahip çıkanlar...”
Konuşmasının devamında siyasi ahlak vurgusu yapan Erdoğan, kendisine ve AK Parti'ye yönelik eleştirilere tepki gösterdi.
“Dedikodular, söylentiler, iddialar, iftiralar, ithamlar, türlü türlü senaryolar... Hiç kimse merak etmesin; Tayyip Erdoğan da onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar ve hiç kuşkunuz olmasın yapacaktır. Tekrar söylüyorum: Siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu meşru limandan hiç demir almamıştır, asla da demir almayacaktır.”
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada yeri gelmişken şunu da ifade etmek zorundayım, değerli kardeşlerim: Şimdi bakıyoruz; bırakın kürsüden konuşmayı, milletin içine çıkamayacak tipler pişkince ahkâm kesiyor. Düne kadar hırsızlara, arsızlara, milletin malını yağmalayan haramilere sahip çıkanlar bize siyasi ahlak dersi vermeye kalkıyor. Türkiye'de ilk defa para kuleleri üzerinden soygunu kurumsallaştıranlar, milyonlarca avroluk rüşvet itiraflarına dürüstçe cevap vermek yerine bize saldırıyorlar. AK Parti'ye gönül vermiş milyonlara hadsizce dil uzatıyorlar.”
Erdoğan, “Şunu bir defa er ya da geç öğrenecekler” diyerek devam ettiği konuşmasında, “Biz baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan bir gruptan ne ders alırız ne de onları muhatap alırız. Buradan hiç kimseye, özellikle de siyasi yankesicilere ekmek çıkmaz. Boşuna ellerini oğuşturuyorlar, boşuna hevesleniyorlar, boşuna fırsatçılık yapıyorlar” dedi.
“Gecenin bir yarısında sinkaflı küfürlere maruz kalmak istemeyenler AK Parti'yi görüyor”
Erdoğan, belediyelere yönelik değerlendirmesinde ise AK Parti'ye yönelik yeni katılımlara dikkat çekti.
“Aziz kardeşlerim, kıymetli milletvekillerimiz; AK Parti ailesi yeni katılımlarla daha da büyümeye, güçlenmeye, saflarını genişletmeye devam ediyor. Rüşvetsiz selam dahi vermeyen parti derebeylerinin baskısından bıkanlar, gecenin bir yarısında sinkaflı küfürlere maruz kalmak istemeyenler, huzur içinde, uyum içinde şehirlerine hizmet etmeye çalışanlar en güvenli adres olarak AK Parti'yi görüyor. Bizzat kendi tabirleriyle karınları bir türlü doymayan yamyamlar yerine seçmenlerine hizmet etmek isteyenler çareyi yine burada arıyor. AK Parti'ye yönelik giderek artan teveccühün sebebi işte budur.”
Erdoğan, belediyecilik anlayışına ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
“Bunun dışındaki her söz bühtandır, spekülasyondur, iftiradır. Düne kadar beraber yol yürüdükleri insanlara sırf yönetim zayiatına rıza göstermedikleri için iftira atmak, bununla yetinmeyip edepsizce hakaret etmek saygısızlıktan öte apaçık bir ahlaksızlıktır. Burada şunu da açık açık söylemek istiyorum: AK Parti, Türkiye'de belediyeciliğin kitabını yazmış bir partidir. Biz bundan 32 sene önce, 1994 yılında yerelden yola çıkarak geneli, yani 783 bin kilometrekarenin tamamını kucaklamış; başarılarla dolu belediyecilik tecrübesi üzerine ulusalı ve küreseli bina etmiş bir hareketiz. AK Parti'nin belediyecilik anlayışıyla hiç kimse yarışamaz.”
Erdoğan, “Biz belediyeciliği kendi cebini, eşinin dostunun akrabalarının cebini doldurmak için değil; bilakis milletin kesesini doldurmak, milletin hazinesini doldurmak için, daha huzurlu, güvenli, estetik ve güzel şehirler inşa etmek için yapıyoruz” dedi.
Cemil Tugay AK Parti'ye katıldı, rozetini Erdoğan taktı
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP'den istifa etmesinin ardından AK Parti'ye katıldı. Tugay'ın partiye katılımıyla birlikte AK Parti, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı ilk kez seçim dışındaki bir siyasi geçiş yoluyla elde etmiş oldu.
Erdoğan, Tugay'a AK Parti rozetini takarken, “AK Parti ailesine hoş geldin, safalar getirdin. Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkânlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum. İzmir'in Gönül Belediyeciliği ile tanışması hayırlı uğurlu olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
Erdoğan ayrıca Tugay'ı kürsüye davet ederek AK Parti ailesine katılımını selamladı.
Cemil Tugay: “İzmir'i ayağa kaldırmak için yola çıkıyoruz”
AK Parti rozetini takan Cemil Tugay, yeni partisinin kürsüsünde yaptığı ilk konuşmada İzmir'deki siyasi geçmişini ve belediye başkanlığı dönemini anlattı.
“Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, değerli bakanlarımız, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, çok değerli AK Parti ailesi; sizleri bu güzel günde sevgi ve saygıyla selamlıyorum. İzmir'de büyüdüm, mütevazı bir ailenin çocuğuyum. Doktor oldum, 30 yıl hekimlik mesleğiyle ülkeme hizmet ettim. Ve bir büyüğümüz ‘Milletimize en iyi hizmet siyasettir.’ dedi. Bu sözden sonra ülkeme hizmet için siyasete dâhil oldum. Ama en iyi siyasetin de hizmet olduğunu çok kısa sürede anladım ve hep buna inandım.
7,5 yıldır belediye başkanıyım. Önce Karşıyaka'da, sonra İzmir Büyükşehir'de görev sürem boyunca tüm hemşehrilerimize, hiçbir vatandaşımızı diğerinden ayırmadan hizmet ettim. Zorda, yoklukta, darlıkta olan insanlarımıza özellikle sahip çıkmaya çalıştım. En küçüğünden en yaşlısına tüm vatandaşlarımız benim ailem oldu. İzmir'in 30 ilçesi, 1390 mahallesi benim evim oldu, yuvam oldu. İzmirimiz çok kıymetli bir şehirdir. İzmirimizin insanları vatanseverdir, milletine, manevi değerlerine çok düşkün insanlardır. Böyle bir şehre ve o şehrin insanlarına hizmet etmek elbette şereftir.”
Tugay, siyasete ilişkin görüşlerini ise şu sözlerle anlattı:
“Siyaseti neden yapıyoruz? Neden yaptığımızı bir büyük lider şöyle tarif etti konuşmalarında: ‘Biz kimin hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz? Biz bu ülkenin kenar mahallelerinde unutulmuş gariplerin, yoksulların, hakkı yenmiş mazlumların, çiftçinin ve esnafın hakkını korumak için siyaset yapıyoruz. AK Parti kimsesizlerin kimsesidir.’ Bu sözler Türkiye Cumhuriyeti'nin son 25 yılına damgasını vurmuş büyük liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleridir.”
“Tam burada şunu söylemek isterim: Her İzmirli bilir ki cumhuriyete samimiyetle sahip çıkan siyasetçi, kimsesizlerin kimsesi olmak için çalışandır. Ben huzurlarınızdayım bugün; ben huzurlarınızdayım bugün. İnanarak ve güvenerek katıldığım bu çatının altında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü bir Türkiye, kutuplaştırmadan ve ayrıştırmadan kurtulmuş bir millet için bu yola baş koymuşların yoluna refik olmak üzere aranıza geldim.”
Tugay, İzmir için merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki uyuma vurgu yaparak konuşmasını şöyle tamamladı:
“İnşallah 30 yılı aşan bir devlet yönetimi tecrübesine sahip Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve aynı deneyime sahip AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak, sorunlarını çözmek ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz. Hiç şüphem yok, hiç şüphem yok; yerel yönetim ile merkezi hükümet uyumu ve iş birliğiyle çok güzel işler başaracağız. Ancak en önemli şeyin milletimizin güvenini kazanmak, gönlünü yapmak olduğunu da hiçbir zaman unutmayacağız, hiçbir zaman unutmayacağım. Hoş geldik ve hoş bulduk saygıdeğer Cumhurbaşkanım ve kıymetli AK Parti ailesi. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hürmetle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun.”
AK Parti'de yasama yılı toplantısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde düzenlenen milletvekilleriyle yasama yılı açılış toplantısının ardından partisinin genel merkezinde Merkez Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık edecek.
Toplantıda, sağlık sorunları nedeniyle TBMM Başkanvekilliği görevinden istifa eden Bekir Bozdağ'ın yerine AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt'ın TBMM Başkanvekili seçildiği de belirtildi.
Erdoğan'dan ihracat ve işsizlik mesajı
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, eylül ayında ihracatın bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 arttığını ve 26 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Erdoğan, 9 aylık ihracatın yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara, 12 aylık ihracatın ise 283,7 milyar dolara ulaştığını belirtti.
İş gücü verilerine de değinen Erdoğan, ağustos ayında 15 ve daha yukarı yaştaki işsiz sayısının bir önceki aya göre 106 bin azalarak 2 milyon 740 bin kişiye gerilediğini, işsizlik oranının ise yüzde 7,8 olduğunu söyledi.
Erdoğan, genç nüfustaki işsizlik oranının yüzde 13'e gerilediğini ve ağustos ayında istihdam sayısının 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bin kişiye ulaştığını ifade etti.
Enflasyon mesajı
Eylül ayı enflasyon verilerine de değinen Erdoğan, tüketici fiyatlarının aylık bazda yüzde 1,84, üretici fiyatlarının ise yüzde 2,07 arttığını belirtti. Yıllık enflasyonun yüzde 29,73'e gerilediğini söyleyen Erdoğan, bunun son beş yılda ilk kez yüzde 30'un altında gerçekleştiğini ifade etti.
Hizmet ve kira enflasyonundaki gerilemeye de dikkat çeken Erdoğan, enflasyonda henüz hedeflenen seviyeye ulaşılmadığını ancak mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Fon krizinde yeni adımlar atılacağını söyledi
Fon piyasasında yaşanan sorunla ilgili hukuki ve ekonomik süreçlerin sürdüğünü belirten Erdoğan, yargının Sermaye Piyasası mevzuatı çerçevesinde gerekli adımları attığını söyledi.
Erdoğan, ekonomi yönetiminin finans piyasalarının krizden daha güçlü çıkması için tedbirler aldığını, yatırımcıların durumunun da yakından takip edildiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulu'nun öncelikli gündeminin sorunun çözülmesi olduğunu ifade eden Erdoğan, Devlet Denetleme Kurulu'nun da konuyu tüm boyutlarıyla incelediğini söyledi.
Erdoğan, “Bu sürecin sonunda Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak; küçük yatırımcının birikiminden beslenen açgözlü parazitlerden arınacak; çok daha sağlam, çok daha sağlıklı bir dünyaya kavuşan finans piyasamız inşallah yoluna güçlenerek devam edecektir. Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek” dedi.
Konuşmasının sonunda siyasi ahlak vurgusunu yineleyen Erdoğan, AK Parti'ye yönelik eleştirilere karşı “Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yoktur” ifadelerini kullandı.