Tarihler 24 Mart 2026'yı gösterirken, Türk siyasetinde sürpriz bir buluşma gerçekleşti. 2014 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa eden, ardından Anadolu Partisi'ni kurarak bir süre genel başkanlık görevini yürüten siyasetçi ve eski hâkim Emine Ülker Tarhan, tam 12 yıl sonra partisine geri döndü. CHP'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlenen haftalık grup toplantısına katılan Tarhan, Genel Başkan Özgür Özel'in anonsuyla kürsüye davet edildi. Özgür Özel'in parti rozetini takmasının ardından kürsüde söz alan Tarhan, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Ekonomiye esprili gönderme ve öfke vurgusu
Kürsüye çıkar çıkmaz salondakileri tebessüm ettiren bir giriş yapan Tarhan, "Mazot 80 lira olmuş, duydum geldim" diyerek yaşanan ekonomik dalgalanmalara esprili bir dille dikkat çekti. Geçen zamana ve siyasette yaşanan zorluklara değinen deneyimli isim, "Zaman geçti, gençler büyüdü, biz yaşlandık. Neyse ki yaşananların ağırlığı karşısında öfkelenebilme yeteneğimizi henüz kaybetmedik" ifadelerini kullandı.
Karaborsa barışı ve adaletsizlik eleştirisi
Konuşmasında küresel sisteme, süregelen çatışmalara ve adaletsizliğe yönelik sert eleştirilerde bulunan Tarhan, kadınların bombalarla özgürleştirilemeyeceğini ve halkın sesinin zorla bastırılamayacağını vurguladı. Dünyayı hapishaneye çevirenleri ve hukukun üstünlüğünü yok sayanları hedef alan Tarhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Fakirlikten üretilmiş bu pespaye ve kötüye kullanılmış zenginlikten ne zaman vazgeçeceklerini bilmiyoruz. Hukukun üstünlüğüne, insanın özgürlüğüne ne zaman sıra gelecek bilmiyoruz. En önemlisi, bu savaş bittiğinde bize karaborsa barışı kaç paraya satacaklar, onu da bilmiyoruz."

Boyun eğmeyenler tarihi değiştirir
Çizdiği karamsar tabloya rağmen umut mesajları vermeyi ihmal etmeyen Tarhan, despotik rejimlerin ve baskıcı anlayışların kalıcı olmadığını hatırlattı. "Kendini ruhani polis şefi zanneden o despotlar için bile tarih bazen yıkıcıdır. Çünkü boyun eğmeyenler tarihi değiştirebilirler" diyen Tarhan, değişimi var etmek için ter dökenlere destek çağrısında bulundu ve toplumda omuz atmanın değil, omuz vermenin gerekliliğine dikkat çekti.
Hafızanın silinmesine hayır diyorum
Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin içinden geçtiği zorlu süreçleri şairlerin dizelerine atıf yaparak özetleyen Tarhan, "Ateşi ve ihaneti gördük" dedi. Toplumsal hafızanın korunması gerektiğinin altını çizen Tarhan, salondan büyük alkış alan konuşmasını şu çarpıcı ifadelerle noktaladı: "Bir bilinci yok etmenin en iyi yolu başkalarının hafızasıyla hatırlamaya zorlamakmış ve unutturmakmış. Hafızamızın silinmesine ve unutmaya hayır diyorum. Çünkü bu topraklarda biz ölülerimizi sadece gömmeyiz, yaşatırız da. Çağırdınız geldim, eyvallah, sağ olun."