Balıkesir'in Erdek ilçesinde kamp yaptıktan sonra kaybolan ve sekiz gün sonra Yukarıyapıcı Göleti'ndeki otomobilinde ölü bulunan Elif Kumal'ın (34) ailesi, soruşturmada verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etti. Aile, dosyanın genişletilerek olayın kasten öldürme ihtimali yönünden yeniden araştırılmasını talep etti.
Sekiz günlük arama gölette sona erdi
Elif Kumal, erkek arkadaşı Enis G. (37) ve yanlarındaki bir arkadaşlarıyla 27 Aralık 2025'te Kapıdağ Yarımadası'ndaki Yukarıyapıcı Göleti kıyısında kamp kurdu. Enis G., 28 Aralık saat 12.09'da 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak Kumal ile tartıştıklarını, genç kadının gece 16 ATB 289 plakalı aracıyla bölgeden ayrıldığını ve kendisinden haber alamadığını söyledi. Güvenlik kamerası incelemelerinde aracın Erdek ya da Bandırma yönüne gittiğini gösteren bir kayda ulaşılamadı.
Aramalara Çanakkale, İzmir, Manisa, Afyonkarahisar ve Bursa'dan AFAD ekipleri, jandarma komando timleri, sivil arama-kurtarma grupları ve iz takip köpekleri katıldı. Çalışmalar karadan; helikopter, Bayraktar TB-2 ve dronlarla havadan; deniz polisi ile jandarma su altı ekiplerince de gölette ve denizde yürütüldü.
ATV ve motokros sürücüleri de ekiplere destek verdi. Enis G.

ile Yavuz isimli arkadaşları, gözaltı süresinin ardından Kumal'ın kaybolmasıyla bağlantılı delil bulunmadığı gerekçesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ankara'dan gelen özel ekip, sekizinci gün yanal taramalı sonar cihazıyla aracı kıyıdan 25 metre açıkta ve 10 metre derinlikte belirledi. Dalgıçlar Elif Kumal'ın cansız bedenine otomobilde ulaştı; ilk tespitlerde bedenin sürücü koltuğunda bulunduğu kayda geçti. Kumal, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından Bandırma'da, iki yaşındayken kaybettiği polis memuru babası Mustafa Kumal'ın mezarının yanına defnedildi.
Otopsi raporunda boğulma tespiti
Ön otopside kesici alet ya da ateşli silah izine rastlanmadı ve ölümün suda boğulma sonucu gerçekleştiği değerlendirildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporunda da Kumal'ın kanında zehir, uyuşturucu veya başka bir toksik madde bulunmadığı; vücudunda darp, kesici alet ve ateşli silah izi olmadığı belirtildi.

Erdek Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın intihar olduğu değerlendirmesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ailenin Bandırma Sulh Ceza Hakimliğine iletilmek üzere başsavcılığa sunduğu dilekçede ise soruşturmanın eksik yürütüldüğü ve cinayet olasılığının yeterince araştırılmadığı savunuldu.
Aile araçtaki ayrıntılara dikkat çekti
Elif Kumal'ın yengesi Fatma Kumal, aracın el freninin çekili ve vitesinin park konumunda olduğunu, ön iki lastiğin patladığını, sağ taraftaki perde hava yastığının açıldığını ve sol ön camın yaklaşık yarıya kadar açık kaldığını söyledi. Fatma Kumal ayrıca telefon ile anahtarın arka koltuğun önündeki ayak bölümünde, Elif Kumal'ın ise ailenin gözlemine göre arka koltukta yüzüstü ve sırtı tavana yaslanmış biçimde bulunduğunu anlattı. Aile, yaklaşık 85-90 kilo olduğunu belirttiği Kumal'ın araç içinde arka koltuğa geçmesinin zor olacağını savundu.
Kumal'ın dikkatli bir sürücü olduğunu belirten aile, bu bulguların aracın suya nasıl girdiği ve genç kadının otomobil içindeki konumu konusunda bilirkişi incelemesi gerektirdiğini ileri sürdü.

Fatma Kumal, Elif Kumal'ın akıllı saatindeki kalp hızı ve hareket bilgilerinin araştırılmadığını, buna karşılık Enis G.'nin saat verilerinin bulunduğunu belirtti. Kumal'ın çevresinde sevilen, neşeli biri olduğunu; intihara yol açabilecek bilinen bir rahatsızlığı veya ilaç kullanımı bulunmadığını savundu.
Aile ayrıca, Yavuz A.'nın Enis G. ile araçla arama yaptıkları sırada göl çevresinde indiğini, Enis G.'nin ise araçtan inmediğini kendi ifadelerine dayanarak ileri sürdü ve bu ayrıntının da yeniden incelenmesini istedi.
Aile, dosyada ayrıntılı bilirkişi raporları hazırlanması ve tüm delillerin yeniden değerlendirilmesi talebiyle itiraz sürecindeki haklarını kullanacağını bildirdi.