İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun, kamuoyunda "bilirkişi davası" olarak bilinen yargılamasında nihai karar öncesi davanın seyrini değiştirecek bir adım atıldı. 13 Temmuz Pazartesi günü görülmesi beklenen karar duruşması öncesinde İmamoğlu'nun müdafiileri, mahkeme heyetinin bir önceki celsede işaret ettiği ön ödeme tutarını adli makamlara yatırdı. Gazeteci Muratcan Altuntoprak'ın aktardığı bilgilere göre, bu hukuki prosedürün tamamlanmasının ardından davanın resmen düşmesi öngörülürken, pazartesi günü yapılması planlanan duruşmanın da iptal edildiği belirtildi.
Savcılık mütalaası ve suç vasfının değişmesi
Davanın bir önceki oturumunda Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını sunmuştu. İddianamede yer alan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 277. maddesindeki "yargı görevini yapan bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs" suçunun unsurlarının oluşmadığı yönünde görüş bildiren savcılık, İmamoğlu'nun eyleminin yalnızca TCK'nin 288. maddesinde düzenlenen "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştü. Mahkeme heyeti de bu suç türünün yasal olarak ön ödeme (para cezası ile davanın düşürülmesi) kapsamında yer aldığını saptayarak, eksik işlemlerin tamamlanması ve ödemenin yapılması amacıyla duruşmayı 13 Temmuz tarihine ertelemişti. Avukatların yaptığı son ödeme ile bu süreç hukuken tamamlanmış oldu.
"Turpun Büyüğü" açıklamasıyla başlayan süreç
Kamuoyunun yakından takip ettiği soruşturma süreci, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmadan önce düzenlediği "Turpun Büyüğü" başlıklı geniş kapsamlı basın toplantısındaki iddialarına dayanıyor. İmamoğlu söz konusu açıklamalarda, CHP'li belediyelere ve İBB iştiraklerine yönelik yürütülen adli soruşturmalarda kasıtlı olarak hep aynı bilirkişinin görevlendirildiğini iddia etmişti. İmamoğlu, Satılmış B. isimli bilirkişinin İBB bağlı kuruluşları İETT ve İSFALT'ın yanı sıra CHP yönetimindeki Esenyurt ve Beşiktaş belediyelerine ait dosyalarda da görev aldığını öne sürmüştü. Bu ifadelerin ardından adli merciler, İmamoğlu hakkında "bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs" suçlamasıyla yasal süreç başlatmış ve konu yargıya taşınmıştı.