Terörle mücadelenin sadece devleti yönetenlerin değil, tüm toplum kesimlerinin, hatta tüm dünya milletlerinin el birliği ile yürütülmesi gereken bir insanlık sorunu olduğunu vurgulayan Aksakal, bunu göremediklerini, tam tersine Türkiye'de yuvalananların dahili bedhahlar eliyle beslendiğini söyledi. Aksakal, şu ifadeleri kullandı:
Bir taraftan PKK terör örgütünün parlamentodaki siyasi uzantısı olan partinin mensupları nasıl parlamento çalışmalarını dağdaki eşkıyaların aynı ruh haliyle sekteye uğratmaya çalışıyorsa, diğer taraftan sözde Atatürk'ün partisi olarak kendini lanse eden Y-CHP'nin bazı yöneticileri emperyalizme uşaklık etme misyonunu tereddütsüz yerine getirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta sonu PKK terör örgütünün TBMM'deki bazı elemanlarıyla bir opera etkinliğinde buluşan ana muhalefet partisi CHP'nin emanetçi başkanı, konserde bize göre sözde sanatçı bir bölücünün elini öpüyor. Tek kelimeyle yazıklar olsun.
Sınırları şehitlerimizin kanıyla çizilmiş Anadolu topraklarının güneydoğusu için 'Türkiye'nin işgali altında' diye tanımlayan, yeni kurulmuş laik, demokratik cumhuriyet rejimine başkaldırıp, isyan hareketi örgütleyen İngiliz ajanı, emperyalist uşağı, vatan haini Seyit Rıza'nın dizinin dibinde resim veren birinin elini öpmek, emperyalist İngiltere'nin, Amerika'nın elini öpmektir."
Böyle bir görüntünün, küresel emperyalist yapıya göz kırpmak, onlara 'emrinize amadeyim' demek, Amerika'ya, İsrail'e selam çakmak anlamına geldiğini savunan Aksakal, bunun aynı zamanda "Benden önce Genel Başkan olan Kılıçdaroğlu'nun bıraktığı yerden devam etmeye hazırım" mesajı göndermek olduğunu öne sürdü.