Jeffrey Epstein davasına dair milyonlarca sayfalık yeni belgelerin kamuoyuyla paylaşılması, küresel çapta büyük yankı uyandırırken dezenformasyon girişimlerini de beraberinde getirdi. Son günlerde sosyal medya platformlarında paylaşılan ve "İşkence gören bir Türk çocuk, faillere 'özür dilerim Arthur' diyerek yalvarıyor" başlığıyla dolaşıma sokulan video, kısa sürede büyük bir infiale neden oldu. Ancak yapılan incelemeler, bu görüntülerin Türkiye veya Türk vatandaşlarıyla hiçbir bağının olmadığını ortaya koydu.
Görüntüler Brezilya'daki bir şiddet vakasına ait
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), kamuoyunda hassasiyet yaratan bu iddialara ilişkin detaylı bir açıklama yayımladı. Yapılan teknik incelemeler neticesinde, videonun Ocak 2021 tarihinde Brezilya basınında yer alan eski bir habere ait olduğu tespit edildi. Mato Grosso do Sul eyaletinde bir babanın kendi çocuğuna uyguladığı şiddeti içeren görüntülerin, Epstein dosyalarıyla ya da Türkiye’den kaçırılan çocuklarla bir ilgisinin bulunmadığı net bir dille ifade edildi.
Kasıtlı dezenformasyon girişimi
DMM tarafından yapılan açıklamada, videodaki çocuğun Portekizce konuştuğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Bu görüntülerin Türkiye veya Türk bir çocukla ilgisi bulunmamaktadır. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik eski ve bağlamından koparılmış görüntülerin yeniden dolaşıma sokulması, kasıtlı bir dezenformasyon girişimidir." Yetkililer, bu tür asılsız iddialara karşı vatandaşların dikkatli olması ve resmi kaynaklardan teyit edilmemiş bilgilere itibar etmemesi gerektiğini hatırlattı.
Epstein belgelerinde Türkiye iddiası neden gündemde?
Jeffrey Epstein dosyalarında Türkiye'ye dair bazı iddiaların yer alması, sosyal medyadaki dezenformasyonu körükleyen temel etken oldu. 30 Ocak 2026'da ABD Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan yaklaşık 3 milyon sayfalık yeni belgeler ve daha önce paylaşılan uçuş kayıtlarında Türkiye'den isimlerin veya Türkiye bağlantılı rotaların geçmesi, sosyal medya kullanıcılarını bu tür içerikleri paylaşmaya sevk ediyor. Ancak DMM, son olayda paylaşılan videonun bu belgelerle hiçbir somut ilişkisinin olmadığını ve tamamen farklı bir ülkedeki adli vakaya ait olduğunu kesinlik kazandırdı.