Deniz Göktaş tahliye edildi

Deniz Göktaş, sosyal medya videoları nedeniyle yargılandığı davada iki suçtan hapis cezası aldı, bir suçlamadan beraat etti ve tahliye edildi.

Sosyal medya platformlarında yayımladığı videolar nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, davanın ilk duruşmasında hakim karşısına çıktı. İstanbul 14'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Göktaş, "suçu ve suçluyu övme" suçundan beraat ederken, "dini değerleri aşağılama" suçundan 7 ay 15 gün, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Göktaş, aldığı cezaların ardından tahliye edildi.

Deniz Göktaş savunmasında ne söyledi?

Deniz Göktaş, mahkemedeki savunmasında sözlerinin siyasi eleştiri ve hiciv kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Göktaş, "Sözlerim hatalı, alışılmadık veya kulak tırmalayıcı bulunabilir. Bunlar tartışılabilir. Ancak bunun saygısızlık ve aşağılama düzeyine ulaştığını düşünmüyorum" dedi.

Göktaş, sosyal medyada yayımladığı içerikler nedeniyle hakkında yürütülen süreci de anlattı. Tutuklanmasına ilişkin olarak bunun kendisine yönelik "organize bir linç kampanyası" olduğunu savunan Göktaş, yurt dışına yaptığı seyahatin de basında "yurt dışına kaçtı" şeklinde haberleştirildiğini söyledi.

Göktaş ayrıca, adliyede Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istemediğini ancak bir komiserin yönlendirmesiyle görüştürüldüğünü öne sürdü. İddianamenin hazırlanmasının 64 gün sürdüğünü belirten Göktaş, süreçte farklı suçlamalarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

"Mizah ve hiciv de değerlerimiz arasında"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı ifadelerin siyasi eleştiri ve hiciv niteliğinde olduğunu savunan Göktaş, "Diktatör" benzetmesinin siyasi tartışmalarda kullanılan bir ifade olduğunu söyledi.

Göktaş, komedyenlerin farklı konulara farklı şakalarla yaklaşabileceğini belirterek, mizahın doğasında farklı anlatım biçimlerinin bulunduğunu ifade etti. Sansür, yasak ve tutuklama uygulamalarının sanatçılar ve vatandaşlar açısından endişe verici olduğunu savunan Göktaş, siyasetçilerin de eleştirileri göğüslemesi gerektiğini söyledi.

Dini değerleri aşağılama kastının bulunmadığını belirten Göktaş, sözlerinin bazı kişiler tarafından rahatsız edici bulunabileceğini ancak bunun cezalandırma gerekçesi olmaması gerektiğini savundu.

"İddianamede cümlelerim ortadan başlatılmış"

İddianamede yer alan bazı ifadelerin bağlamından koparıldığını ileri süren Göktaş, özellikle "oruç tutan canlı bomba" ve "dördüncü kitap" şeklindeki şakalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Göktaş, "Oruç tutan canlı bomba" ifadesinin öncesindeki sözlerin iddianamede yer almadığını belirterek bunun bir sözcük oyunu olduğunu savundu. "Dördüncü kitap" şakasında da kutsal kitabı veya ona inanan insanları aşağılamayı amaçlamadığını söyledi.

Göktaş, sözlerinin yanlış veya alışılmadık bulunabileceğini ancak bunların saygısızlık ve aşağılama seviyesine ulaşmadığını ifade etti.

Savcı tahliye istedi

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasında Deniz Göktaş'ın "Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" ve "suçu ve suçluyu övme" suçlarından cezalandırılmasını ve tahliye edilmesini talep etti.

Mahkeme kararında Göktaş, "suçu ve suçluyu övme" suçundan beraat etti. "Dini değerleri aşağılama" suçundan 7 ay 15 gün, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Göktaş, kararın ardından tahliye edildi.

İLGİLİ HABERLER