DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi arayıp Nusaybin’deki konuşma nedeniyle özür dilediği iddialarını yalanladı. Bakırhan, “Bu tür operasyonel haberlerle müzakere ve diyaloğun önüne geçilmesi hedefleniyorsa başarılı olamayacaklar” dedi.
Bakırhan, Bahçeli’nin “umut hakkı” ve Demirtaş’a özgürlük çıkışını da değerlendirdi: “Bir süredir Suriye gündemiyle sessiz moda alınan sürecin tekrar esas gündem olmasını sağlayan kritik bir açıklamadır. Vurgu boyutu ile ikinci bir 22 Ekim diyebiliriz.”
Suriye anlaşmasının etkisi
Bakırhan, 30 Ocak’ta SDG ve Şam arasında varılan anlaşmanın Türkiye’nin iç barışına olumlu yansıyacağını belirtti: “Rojava’nın siyasi ve toplumsal özgünlüğünü koruyarak Şam ile uzlaşması, Türkiye’deki Kürtlerin sürece güvenini artıracak ve iç barışa katkı sağlayacak.”
Umut hakkı ve barış süreci
Bakırhan, umut hakkının yalnızca hukuki bir düzenleme değil, toplumsal barışın inşasında köprü görevi görecek bir adım olduğunu vurguladı. CHP’nin bu süreçte cesur adımlar atarak sürecin taşıyıcı gücü olabileceğini ifade etti.
DEM Parti’nin rolü
DEM Parti’nin Türkiye siyasetine dönüştürücü ve dengeleyici bir katkı sunduğunu belirten Bakırhan, partinin demokratik, eşit ve özgür bir Türkiye vizyonunu savundu. “Devletin demokratik dönüşümü temelinde siyaseti ve toplumu dönüştürecek bir güce sahibiz” dedi.
Bakırhan, Kürt siyasi hareketi ve devletin ezberlerini bozması gerektiğini, silahsızlanma sonrası sürecin sürdürülebilirliği için hukuki güvence ve siyasi eşiklerin aşılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Özür iddiaları ve diyaloğun önemi
Bakırhan, Bahçeli ile yakın zamanda bir görüşme gerçekleşmediğini, ancak diyalog ve görüşmenin barışa ulaşma yolunda gerekli olduğunu belirtti. Ayrıca CHP’nin sağduyulu yaklaşımını da övdü ve toplumsal barış için somut adımların atılması gerektiğini vurguladı.