Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin F-35 programına dönüşü NATO güvenliğinin anahtarıdır

Bloomberg'e konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35 programına yeniden dahil olmanın ABD ile bağları güçlendireceğini ve NATO savunmasını tahkim edeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg News’un sorularına verdiği yazılı yanıtlarda, Türkiye’nin ABD liderliğindeki F-35 savaş uçağı programına yeniden kabul edilmesinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, bu adımın sadece iki ülke arasındaki bağları onarmakla kalmayacağını, aynı zamanda NATO’nun güvenliğini de ciddi şekilde güçlendireceğini belirtti.

"F-35 programından çıkarılmamız haksızdı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Donald Trump ile geçtiğimiz Eylül ayında Beyaz Saray’da yaptığı görüşmede bu konuyu bizzat dile getirdiğini ifade etti. Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemlerini satın alması gerekçe gösterilerek programdan ihraç edilmesini "haksız" olarak nitelendiren Erdoğan, "Trump’ın göreve dönüşüyle birlikte Türkiye-ABD ilişkilerini daha makul ve yapıcı bir zemine oturtma fırsatı doğmuştur" dedi. Türkiye'nin halihazırda parasını ödediği uçakların teslim alınmasının ittifak ruhu açısından gereklilik olduğunu vurguladı.

S-400 krizinde çözüm yakın mı?

Türkiye'nin Rusya'dan alınan S-400 sistemlerini iade etme veya devretme arayışında olduğu yönündeki iddialar da gündemdeki yerini koruyor. Erdoğan’ın geçtiğimiz ay Türkmenistan’da Vladimir Putin ile yaptığı görüşmede bu konuyu gündeme getirdiği belirtiliyor. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın "sorun 4-6 ay içinde çözülebilir" şeklindeki iyimser tahminleri, savunma sanayii iş birliğinde yeni bir dönemin işaretçisi olarak değerlendiriliyor.

Halkbank davası ve enerji ortaklığı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile ilişkilerde bir diğer pürüz olan Halkbank davasına da değindi. İddiaların "hatalı" olduğunu belirten Erdoğan, "haksız cezalardan kaçınmak" için müzakerelerin sürdüğünü ve hukuka uygun adil bir sonuç beklediklerini kaydetti. Diğer yandan Türkiye, Rus enerjisine bağımlılığı azaltmak adına Amerikan LNG’sine yönelmiş durumda. Erdoğan, özellikle ABD'den gelen sıvılaştırılmış doğal gaz arzının önemli bir konuma ulaştığını ve 2026-2045 yıllarını kapsayan uzun vadeli anlaşmaların stratejik değerini vurguladı.

Bölgesel çatışmalarda arabulucu rolü

Ukrayna ve Gazze’deki çatışmalara dair Türkiye’nin pozisyonunu da netleştiren Erdoğan, Türkiye’nin hem Zelenski hem de Putin ile doğrudan konuşabilen tek aktör olduğunu hatırlattı. Gazze’de kurulması muhtemel bir "Uluslararası İstikrar Gücü" için Türkiye’nin katılımı olmadan meşruiyet sağlanamayacağını belirterek, bölgedeki kalıcı barış için sorumluluk almaya hazır olduklarını ifade etti.

İLGİLİ HABERLER