Kamuoyunda "Cübbeli Ahmet Hoca" olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, Türkiye gündemine bomba gibi düşen uyuşturucu operasyonu kapsamında tutuklanan eski Habertürk sunucuları Veyis Ateş ve Mehmet Akif Ersoy ile ilgili ilk kez konuştu. Gazeteci Hadi Özışık’ın programında değerlendirmelerde bulunan Ünlü, tutuklanan isimlerle olan geçmiş hukukuna değinerek yaşanan süreçten duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
"En çok Mehmet Akif'e şaşırdım"
Açıklamalarında özellikle Mehmet Akif Ersoy’un durumuna dikkat çeken Ünlü, Ersoy’un evine kadar gelen, yakından tanıdığı bir isim olduğunu vurguladı. Dosyadaki delillere ve itiraflara işaret eden Ünlü, "Mehmet Akif evime gelen giden birisiydi, ona çok şaşırdım. Savcılığın elinde deliller, itiraflar var; şimdi ne diyeyim? Bu arkadaşlar zirvedeydi, daha da yükseleceklerdi. Çok yazık oldu" dedi.
Yayına çıkarılan konuklar gerginliğe neden olmuş
Ünlü, her iki ismi de geçmişte yaptıkları yayınlar ve konuk tercihleri konusunda uyardığını ifade etti. Veyis Ateş’e Dücane Cündioğlu’nu, Mehmet Akif Ersoy’a ise eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i ekrana çıkarmamaları yönünde telkinlerde bulunduğunu belirten Cübbeli Ahmet, bu isimlerin toplumun inanç dünyasına zarar verdiğini savundu. Bu uyarılara rağmen yayınların devam etmesinin kendisini kırdığını ve "Böyle yaparsanız ahım tutar" diyerek sitem ettiğini hatırlattı.
Soruşturmada "Etkin pişmanlık" detayı
Soruşturma süreciyle ilgili basına yansıyan son bilgilere göre, Mehmet Akif Ersoy’un "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanmak için ek ifade verdiği öğrenildi. Ersoy ifadesinde, uyuşturucu maddeyle ilk kez 2019 yılında Veyis Ateş aracılığıyla tanıştığını iddia etmişti. Veyis Ateş ise avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada bu iddiaları reddederek, Ersoy ile uyuşturucu madde içeren bir hukukunun bulunmadığını savunmuştu.
"Yazık ettiler kendilerine"
Cübbeli Ahmet, uyuşturucu ve beraberindeki iddiaların çok ağır olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Bu uyuşturucu meseleleri, masonik yapılar, satanist muhabbetleri... Bunlar çok ağır şeyler. Keşke aileleriyle, çoluk çocuklarıyla huzur içinde olsalardı da bu işlere hiç bulaşmasalardı. Yazık ettiler kendilerine."