İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma, dijital platformlarda yayılan müstehcen içerikler ve çocukların korunması konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Soruşturmada, bir fenomenin abonelere özel müstehcen içeriklerden aylık yaklaşık 5 milyon TL kazandığı, aboneleri arasında çok sayıda 18 yaş altı kişinin bulunduğu tespit edildi.
Adalet Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamayı ve platformlara sıkı yaş doğrulama yükümlülüğü getirmeyi planlıyor.
Türkiye gazetesine konuyu değerlendiren hukukçu Gizem Gonce, “Müstehcen içerik üretmek veya izlemek doğrudan suç değildir. Ancak bu içeriklerin çocuklara yayılması hâlinde Türk Ceza Kanunu’nun 226. maddesi devreye girer ve 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülür” dedi. Gonce, 18 yaş üstü yetişkinler arasında rızaya dayalı içeriklerin suç olmadığını ancak çocuklara ulaşmasının ihmalkâr biçimde önlenmemesi hâlinde sorumluluk doğduğunu vurguladı.
Gonce ayrıca, çocukların eriştiği müstehcen içerikli hesapların kapatılması, içerik üreticileri hakkında soruşturma başlatılması, dijital platformlara sıkı yaş doğrulama yükümlülükleri getirilmesi ve zararlı içeriklerin çocuklara gösterilmesinin engellenmesini önerdi. Sabah yazarı Çelik de 15 yaş altı sosyal medya yasağının revize edilmesi ve ebeveynlerin çocuklarını afişe etmesinin önlenmesi gerektiğini savundu.