Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, faili meçhul suçların aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesi amacıyla yürütülen kapsamlı çalışmaların netice verdiğini duyurdu. Bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda titizlikle incelenen dosyalar sayesinde; Ali Sarıoğlu, Esra Aşık, Gültekin Yıldırım, Mehmet Ali Türkmen, Selbi Uyğur ve Yusuf Sayaner'in hayatını kaybettiği 6 ayrı cinayet vakası çözüme kavuşturuldu. Balıkesir, Denizli, Hatay, İstanbul ve Samsun'da gerçekleşen bu olaylar, yeni nesil kriminal ve teknik yöntemlerle baştan aşağı incelendi.
Teknoloji ve DNA eşleştirmeleri karanlığı aydınlattı
Uzun yıllar boyunca gizemini koruyan dosyaların çözülmesinde günümüzün gelişmiş teknolojik imkanları etkin bir şekilde kullanıldı. Bakan Gürlek'in aktardığı bilgilere göre, uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen ayrıntılı kriminal incelemeler, DNA eşleştirmeleri, HTS ve baz istasyonu analizleri ile yeniden alınan tanık beyanları, adaletin tecellisinde kilit rol oynadı. Yıllar önce olay yerlerinden elde edilen ancak o dönemin şartlarında sonuçlandırılamayan biyolojik bulgular, yeni veri tabanları ve gelişmiş laboratuvar teknikleriyle taranarak faillere ulaşıldı.
İl il faili meçhul dosyalarında atılan somut adımlar
Aydınlatılan cinayetlerin detayları ve yürütülen yargısal süreçler illere göre şu şekilde gerçekleşti:
Balıkesir: 21 yıl önce meydana gelen ev kundaklaması sonucu yaşamını yitiren çocuk Esra Aşık'ın dosyasında, daha önce hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen şüphelinin durumu yeniden ele alındı. Yeni deliller ışığında soruşturma tekrar açılarak düzenlenen operasyonla bir şüpheli tutuklandı.
Denizli: 20 yıl önce iş yerinde katledilen Mehmet Ali Türkmen'in dosyasında, geriye dönük HTS kayıtlarının incelenmesi ve tanık ifadelerinin yeniden değerlendirilmesiyle cinayeti işlediği tespit edilen iki zanlı yakalanarak cezaevine gönderildi.
Hatay: 14 yıl önce gizemli bir şekilde kaybolan Selbi Uyğur'un dosyasında elde edilen itiraflar neticesinde belirlenen bölgelerde kazı çalışması yapıldı. Topraktan çıkarılan insan kemiklerinin Adli Tıp Kurumu bünyesinde yapılan DNA incelemesiyle Uyğur'a ait olduğu kesinleşti ve adli süreç başlatıldı.
İstanbul: Bayrampaşa'da 12 yıl önce öldürülen Gültekin Yıldırım'ın dosyasında, olay yerinde kalan biyolojik bulgular yıllar sonra yapılan DNA testlerinde bir şüpheliyle eşleşti. HTS kayıtlarıyla da desteklenen deliller sonucu yakalanan zanlı tutuklandı. Fatih'te 10 yıl önce öldürülen Yusuf Sayaner'in dosyasında ise yeniden başlatılan tahkikatta şüpheli suçunu ikrar ederek "kasten öldürme" suçundan tutuklandı.
Samsun: 19 yıl önce öldürülen Ali Sarıoğlu dosyasında, soruşturmayı kasıtlı olarak yanlış yönlendirmek amacıyla yapılan asılsız bir ihbarın kaynağı yıllar sonra deşifre edildi. Teknik analizler ve yeni tanık beyanları doğrultusunda kimlikleri belirlenen dört şüpheli yakalanarak tutuklandı.
"Adaletin hafızası güçlüdür"
Bakan Gürlek, bu karmaşık dosyaların aydınlatılmasında üstün gayret gösteren İstanbul, Çarşamba, Balıkesir, Denizli ve Hatay Cumhuriyet başsavcılıklarına, emniyet ve jandarma teşkilatlarına teşekkürlerini iletti. Ayrıca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Adli Tıp Kurumu, kriminal polis laboratuvarları ve bilirkişilerle yürütülen koordineli çalışmanın önemine değinen Gürlek, "Vatandaşlarımız müsterih olsun. Adaletin hafızası güçlüdür. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, her dosyanın izini sonuna kadar sürecek; karanlıkta kalan olayları aydınlatmak için devletimizin bütün imkanlarını seferber edeceğiz. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek ve hiçbir fail geçen zamana güvenerek adaletten kaçamayacaktır" ifadelerini kullandı.