Bakan Çavuşoğlu açıkladı, Afganistan konferansı ertelendi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul'da 24 Nisan'da başlaması öngörülen Afganistan konferansının ramazan ayı sonrasına ertelendiğini açıkladı. Çavuşoğlu ayrıca, Türkiye-Mısır ilişkilerine değinerek, "Mısır'da darbeye karşı olduk biz. Biz Müslüman Kardeşler olduğu için değil. O gün Sisi işbaşında olsaydı, başkası darbe yapsaydı aynı ilkesel tutumu sergilerdik" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul'da 24 Nisan'da başlaması öngörülen Afganistan konferansının ramazan ayı sonrasına ertelendiğini açıkladı.

Türkiye'nin ev sahipliğindeki Afganistan barış sürecine ilişkin toplantı İstanbul'da 24 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecekti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Mısır ilişkilerine de değinerek "Mısır'da darbeye karşı olduk biz. Biz Müslüman Kardeşler olduğu için değil. O gün Sisi işbaşında olsaydı, başkası darbe yapsaydı aynı ilkesel tutumu sergilerdik. Ermenistan'da da aynı tutumu sergiledik. Müslüman Kardeşler iktidara gelmeden önce Mısır'la ilişkilerimiz kötü müydü? Hayır, son derece iyi ilişkilerimiz vardı." dedi. 

Habertürk TV'de 'Nedir Ne Değildir' programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, "Türkiye arabulucu da olmalı. Arabuluculuktaki başarısı, dürüst ve dengeli yaklaşımı sayesinde oluyor. Sahada güçlü olabilmemiz için sahadaki dengeleri değiştirebilelim, terörle mücadeleyi başarılı yapalım, Doğu Akdeniz'de hakkımızı yedirmeyeceğimizi dosta düşmana gösterelim." ifadelerini kullandı. 

Çavuşoğlu'nun iki ülke ilişkileriyle ilgili yaptığı açıklamalar şöyle: 

"Mısır'la temaslar koptuktan sonra, belli bir süre geçtikten sonra sayın Cumhurbaşkanımız bizlerin bakan düzeyinde Mısır'la temaslarda bulunabileceğini söylemişti. Sayın Şükri ile defalarca uluslararası toplantılar marjında bir araya geldik. En son kendisiyle görüştük, bazı yol haritalarıyla ilgili çalıştık. O zamanlar prensip olarak uluslararası platformda birbirimizin aleyhine olmama konusunda anlaşmıştık. O ilkelere bizim tarafımızdan uyuldu, uyulmayınca biz de karşılık verdi. En son Batı Trakya Türkleri ve Kıbrıs'la ilgili toplantıda da bu ilkelere uymaya başladık.

Pozitif durum oldu. Biz de NATO'da bazı jestler yaptık. Dışişleri Bakanları düzeyinde bu işlerin götürülmesi konusunda mutabık kaldık. Mısır'ın bize daveti oldu. Bakan yardımcıları düzeyinde. Arkadaşlarımız Mayıs'ta gidecek. Daha sonra karşılıklı büyükelçi atamaları konularında sayın Şükri ile oturup konuşuruz. Burada bazı yorumlar da görüyorum. İşte Mısır muhalefetini Türkiye satıyor mu diye. Biz başından beri darbe konusunda hep ilkeli davrandık. Türkiye'de bazı Mısırlı muhalifler var ama biz normalleşme adımları başlamadan önce Mısır aleyhine aşırı söylem içinde olanlara gerekli uyarıları yapmıştık.

Evet gelenler olmuştur, burada açıklama yapanlar olmuştur. Türkiye'de otel odasında bir çekim yapıyorlar. Yurt dışında İstanbul'da çekildiğini söylüyorlar. Biz bu normalleşme sürecinden önce de Mısır ve diğer ülkelerle ilgili onların yönetimlere karşı olan gruplara karşı telkinlerimiz olmuştur. Bu ilkeli bir duruştur."

"SİSİ'YE DARBE YAPILSA AYNI TUTUMU SERGİLERDİK"

"Biz önce de telkinlerde bulunduk. Sadece Müslüman Kardeşler değil. Bir ülke aleyhine o ülkenin kabul edemeyeceği tonda aşırıya kaçan söylem ya da faaliyet varsa ilkesel tutum içerisindeyiz. O ülkelerde seçim olur, halk kimi iktidara getirirse biz o yönetimle en iyi şekilde çalışırız. Mısır'da darbeye karşı olduk biz. Biz Müslüman Kardeşler olduğu için değil. O gün Sisi işbaşında olsaydı, başkası darbe yapsaydı aynı ilkesel tutumu sergilerdik. Ermenistan'da da aynı tutumu sergiledik. Müslüman Kardeşler'in iktidara gelmeden önce Mısır'la ilişkilerimiz kötü müydü? Hayır, son derece iyi ilişkilerimiz vardı.

Fas'ta da öyle. Bizim ilişkilerimiz Fas devletiyle. Tunus'ta da öyle. Bizim o parti, bu parti, o ideoloji, bu ideoloji diye bir derdimiz yok. Biz muhafazakar demokrat partiyiz. Bazı ülkelerde sosyalist partilerle de çalışıyoruz. Ortak ilkelerde birleşebiliyorsanız çalışırsınız. Müslüman Kardeşler bugün Kuveyt'de yönetimin içinde mi, evet. Bizim için farketmiyor, o ülkeler buna karar verecek. Bizim ilişkilerimiz bir kişiye ya da partiye bağlı değil. Ama Müslüman Kardeşler'i terör örgütü olarak ilan edilmesine de karşıyız. Seçim yoluyla iktidara gelmeye çalışan siyasi bir harekettir."

"Dış politikamız elbette ilkelerimize dayalı ve pragmatik de olmak durumundayız. Ama dış politikada mottolar ve şekil peşinde değiliz. Tam tersi ulusal çıkarlarımızı korumaya ve de gündemi şekillendirmeye çalışıyoruz. Tarihi mirasa baktığımızda ilkeler, hedefler ve pragmatizm de var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği gibi 'Yurtta sulh cihanda sulh' gibi geleneklerimiz de elbette var.

Dünya hızlı değişiyor. Dış politika alanı hızlı değişiyor. Bu gelişmeler karşısında dış politikada da değişikliklere ihtiyaç var. Etrafımızda savaşlar, çatışmalar oldu. Bunun insani boyutları oldu. Aynı zamanda mücadele etmek için sahada ve masada güçlü bir Türkiye. Girişimci olmalıyız, yaşanan çatışmalara çözüm bulmalıyız. Türkiye arabulucu da olmalı. Arabuluculuktaki başarısı, dürüst ve dengeli yaklaşımı sayesinde oluyor. Sahada güçlü olabilmemiz için sahadaki dengeleri değiştirebilelim, terörle mücadeleyi başarılı yapalım, Doğu Akdeniz'de hakkımızı yedirmeyeceğimizi dosta düşmana gösterelim."

İLGİLİ HABERLER