Uyuyamamıştım. Gözüme aşk kaçmıştı benim. Beni öpecek, sonra da doğuracak hiçbir kadın yoktu yanımda. Kökü dışarıda olan hain bir aşkın acısını çekiyordum ve uyuyamamıştım.
Sabah rüzgarında bu koca mahalleye, kara duvarlara ve yağ kokularına doğru yürümüştüm. O kasım ayının sahte ışıklı güneşinin şöyle böyle aydınlattığı Atlı Ases sokağına gelmiştim.
Kış mevsiminde kapatılan ve bu nedenle kalın bir yalnızlık içinde yatan lunaparktaki çoktan unutulmuş atlıkarıncalardan birine oturmuş, bizim sokağa açılan Büyük Kırlangıç ve Eski Çeşme sokaklarına bakmıştım…