Türkiye'nin siyaset gündemi, 8 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen grup toplantılarıyla hareketlendi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilim ile Türkiye ekonomisindeki derinleşen krizi değerlendirdi.
Liderlerin ortak vurgusu, Türkiye'nin yanı başındaki savaşa rağmen iç ekonomide adeta bir "savaş ekonomisi" şartlarını yaşadığı ve dış politikada daha aktif bir arabuluculuk rolü üstlenmesi gerektiği yönünde oldu.
Ali Babacan: "Türkiye savaşta değil ama ekonomi savaştaymışız gibi"
DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Türkiye ekonomisinin 4 yıldır fiilen savaşta olan Ukrayna’dan daha kötü bir enflasyon tablosuna sahip olduğunu savundu. Babacan, sadece son 40 günde Merkez Bankası rezervlerinden 49 milyar dolar satıldığını iddia ederek iktidara şu soruları yöneltti:
"Madem yaptığınız iş doğru, neden açıklamıyorsunuz? Bu 49 milyar dolar nereye gitti ve kimlere satıldı? Türkiye'de bir kur rejimi kalmadı. Üreticimiz ve esnafımız baskılanan kur ve yüksek faiz kıskacında eziliyor."
Babacan ayrıca, akaryakıt pompalarının 99 TL limitine takıldığını ve fiyat artışları nedeniyle tüm Türkiye'deki istasyonlarda teknik revizyon gerekeceğini belirterek, ekonomideki öngörülemezliğe dikkat çekti.
Ahmet Davutoğlu’ndan Erdoğan’a 10 maddelik mektup
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bölgedeki dizaynın Türkiye dışında tutularak yapılmaması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 10 maddelik bir çözüm planı ilettiğini açıklayan Davutoğlu, önerilerini şu başlıklarla özetledi:
Donanma Gücü: Türkiye, Pakistan, Malezya ve Endonezya'nın Hürmüz Boğazı güvenliği için ortak bir misyon kurması. Arabuluculuk: Pakistan ve Umman ile koordineli olarak Tahran-Washington hattında diplomatik mekik dokunması. İstanbul Zirvesi: İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile iletişime geçilerek Medeniyetler İttifakı Zirvesi'nin acilen toplanması.
Davutoğlu ayrıca tarımdaki gübre krizine değinerek, gübre fiyatlarının 33 bin liraya çıktığını ve bu durumun gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtti.
Mahmut Arıkan: "Beyaz Kuşak Yüzyılı"
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise bölgedeki en büyük tehdidin Ankara ve Tahran'ın karşı karşıya getirilmesi olduğunu ifade etti. Arıkan, barışı simgeleyen "Beyaz Kuşak" projesini önererek; Ankara, Tahran, Kahire, İslamabad ve Riyad hattının bir güven köprüsüyle birleştirilmesi çağrısında bulundu.
Belediyelerdeki yolsuzluk ve ahlaki yozlaşma iddialarına da değinen Arıkan, "Sistem öylesine kokuşmuş ki, bu çarkın içine giren en dürüst adam bile bozuluyor" diyerek hem iktidarı hem de ana muhalefeti eleştirdi.