"Ahmet Özer görevine iade edilmeli, tüm kayyumlar geri çekilmelidir"

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun "Terörsüz Türkiye" hedefli ortak raporunu kabul etmesinin ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen'den kritik bir açıklama geldi. Gökçen, rapora imza atan tüm partileri tutarlı olmaya çağırarak, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in görevine iade edilmesinin ve kayyum uygulamalarına son verilmesinin toplumsal barışın temel gereği olduğunu vurguladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, TBMM bünyesinde kurulan ve kamuoyunda "Süreç Komisyonu" olarak bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı ortak raporun kabul edilmesinin ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Gökçen, 18 Şubat 2026 tarihinde 47 kabul oyuyla Meclis'te kabul edilen raporun içeriğine dikkat çekerek, antidemokratik uygulamaların bu raporun ruhuyla çeliştiğini ifade etti.

Ortak Rapor ve Demokratikleşme Vurgusu 

Komisyondaki siyasi partilerin bir raporda ortaklaşmasını "önemli bir adım" olarak nitelendiren Gökçen, metinde yer alan hak ve özgürlük vurgularına rağmen sahada baskıcı uygulamaların devam ettiğini belirtti. Özellikle terör örgütü üyeliği iddiasıyla hapis cezası alan ve yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in durumuna değinen Gökçen, "Esenyurt halkı, seçtiği başkanına kavuşmalıdır. Eğer toplumsal barıştan söz edilecekse, tüm kayyumların geri çekilmesi artık sadece bizim görüşümüz değil; ortak rapora imza atan tüm siyasi partilerin sorumluluğundadır" dedi.

Gerekçeli Karar ve Hukuki Tartışmalar 

Gökçen’in açıklamalarıyla aynı gün, Ahmet Özer davasında yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Özer’e "kent uzlaşısı" davasında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının gerekçeli kararını açıkladı. (19 Şubat 2026 tarihli bilgilere göre) Özer’in avukatı Hüseyin Ersöz, 121 sayfalık kararın yalnızca 3 sayfasının asıl gerekçeye ayrıldığını ve lehe delillerin göz ardı edildiğini savunarak karara tepki gösterdi.

"Siyasetçi Olunca mı Terörist Oldu?"

Ahmet Özer’in ömrü boyunca toplumsal barış ve çatışma çözümü üzerine çalışan bir akademisyen olduğunu hatırlatan Gökçen, yargılamadaki suçlamaları sert dille eleştirdi. Gökçen, "Bir taziye telefonu terör örgütü üyeliği için gerekçe görülebilir mi? Bir gün teşekkür için karşısında sıraya girilen akademisyen, seçim kazandığında terörist haline gelebilir mi? Bu hangi vicdana sığar?" sorularını yönelterek, kayyum atanan belediyelerde kutlama yapılmasının siyasi nezakete ve halkın iradesine aykırı olduğunu belirtti.

Meclis'in Yeni Ödevi: Somut Adımlar 

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanan komisyonun raporunda, şiddet içermeyen eylemlerin terör suçu kapsamından çıkarılması ve AYM kararlarına uyulması gibi demokratikleşme önerileri yer alıyor. Gökçen, bu önerilerin "rafta kalmaması" gerektiğini vurgulayarak; başta Can Atalay’ın milletvekilliği statüsünün iadesi ve kayyumların çekilmesi olmak üzere, Meclis'in kendi yazdığı rapora uygun hareket etmesi çağrısında bulundu.

İLGİLİ HABERLER