Kendine söylediğin yalanlar bir süre sonra gerçeğin mi olur?

“Kendine söylediğin yalanlar bir süre sonra tek gerçeğin olur” sözü, kişisel gelişim cümlesi gibi görünse de bilim dünyasında karşılığı olan bir duruma işaret ediyor. Psikologlara göre beyin, tekrar edilen düşünce ve anlatıları zamanla sorgulamadan kabul etme eğiliminde.

Uzmanlar bu durumu “bilişsel içselleştirme” ve “kendini gerçekleştiren kehanet” kavramlarıyla açıklıyor. Kişi bir düşünceyi –doğru ya da yanlış– yeterince sık tekrar ettiğinde, beyin bunu bir tehdit ya da gerçek bilgi gibi kodlamaya başlıyor.

 

Beyin tekrar edileni “kanıt” gibi görüyor

Nörobilim çalışmalarına göre beyin, sık karşılaştığı bilgileri daha “tanıdık” buluyor. Bu da “doğruluk yanılsaması etkisi” olarak bilinen mekanizmayı devreye sokuyor. Aynı cümleyi ne kadar çok duyarsak, doğru olma ihtimalini o kadar yüksek algılıyoruz. Bu kural, kişinin kendi iç sesi için de geçerli.

Uzmanlara göre “Ben başarısızım”, “Kimse bana değer vermez” ya da “Hep şanssızım” gibi iç konuşmalar sık tekrarlandığında, beyin bu düşünceleri objektif gerçekler gibi işlemeye başlıyor. Bu da özgüven düşüşü, kaygı artışı ve davranışların bu inanca göre şekillenmesine yol açıyor.

 

Yalan, davranışı değiştiriyor; davranış gerçeği oluşturuyor

Psikologların altını çizdiği nokta şu: Zihin bir düşünceyi gerçek kabul etmeye başladığında, kişi farkında olmadan davranışlarını da buna göre düzenliyor. Başarısız olduğuna inanan biri daha az risk alıyor, daha çabuk vazgeçiyor ve gerçekten daha düşük performans sergileyebiliyor. Böylece başlangıçta doğru olmayan bir düşünce, sonuçlarıyla “doğruymuş gibi” görünmeye başlıyor.

Bu mekanizma bilimde kendini gerçekleştiren kehanet olarak adlandırılıyor.

 

Olumsuz da olabilir, olumlu da

Uzmanlar bu etkinin sadece zararlı yönde işlemediğini vurguluyor. Olumlu ve gerçekçi iç konuşmaların da benzer biçimde beyni etkilediği belirtiliyor. “Öğrenebilirim”, “Zor ama mümkün” gibi ifadeler stres hormonlarını düşürürken, motivasyon ve problem çözme kapasitesini artırabiliyor.

Ancak burada kritik ayrım şu: Kör iyimserlik değil, gerçekçi ve tekrar eden olumlu telkinler etkili oluyor.

 

Uzmanların ortak uyarısı

Psikologlara göre zihinsel içerik, rastgele bırakılmaması gereken bir alan. Kişinin kendi kendine ne anlattığı, zamanla duygularını, kararlarını ve hatta beden tepkilerini bile şekillendiriyor.

Özetle bilim insanları, “kendine söylediğin yalanlar bir süre sonra tek gerçeğin olur” ifadesinin birebir değil ama psikolojik süreçler açısından büyük ölçüde doğru olduğunu belirtiyor:
Zihin, tekrar edileni gerçek kabul etmeye yatkın. Bu yüzden en tehlikeli yalanlar, insanın kendi kendine anlattıkları oluyor.

Uzmanlara göre insan zihni, tekrar edilen düşünceleri zamanla “gerçek” gibi algılamaya başlıyor. Psikoloji ve nörobilim alanındaki çalışmalar, kişinin kendine sürekli söylediği yanlışların bile beyin tarafından içselleştirilebildiğini ortaya koyuyor.
İLGİLİ HABERLER