Küresel finans piyasaları, Orta Doğu’da çatışmaların sonlanacağına dair somut bir gelişme yaşanmaması ve enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle haftayı satıcılı geçiriyor. Bölgedeki jeopolitik riskler, İran’ın enerji arzını kısıtlayabileceği ihtimalini güçlendirirken, bu durum petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü baskıyı ve borsalardaki satış dalgasını tetikliyor. ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilimin çözümden uzaklaşması, piyasalardaki belirsizliği kalıcı hale getiriyor.
Trump’tan faiz ve enerji mesajı
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin dünyanın en büyük petrol üreticisi olmasının ekonomik avantajlarına değinirken, asıl önceliğin İran’ın nükleer silaha erişimini engellemek olduğunu vurguladı. Trump ayrıca, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’a seslenerek faiz oranlarının "derhal" düşürülmesi gerektiğini savundu. Bu sırada ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in 15-16 Mart tarihlerinde Paris’te Çinli mevkidaşı ile bir araya gelmesi beklenirken, Beyaz Saray enerji sevkiyatını güvence altına almak için Amerikan gemilerine yönelik yasada esneme yapabileceği sinyalini verdi.
Hürmüz Boğazı ve jeopolitik çıkmaz
İran’ın yeni lideri Mücteba Hüseyni Hamaney, göreve gelmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi gerektiğini belirtti. İran Silahlı Kuvvetleri’nin Boğaz üzerindeki kontrolü vurgulayarak ABD ve müttefiklerine geçiş izni verilmeyeceğini duyurması, küresel enerji güvenliği üzerindeki baskıyı artırdı. Makroekonomik tarafta ise ABD’de işsizlik maaşı başvuruları 213 bin ile beklentilerin altında kalırken, dış ticaret açığı ocak ayında 54,5 milyar dolara geriledi.

Fed cephesinde düzenleme sinyalleri
Piyasalar bir yandan da Fed yetkililerinin mesajlarını takip ediyor. Fed Denetimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michelle Bowman, gelecek haftalarda Basel III’ün son aşamasını uygulamaya yönelik yeni kurallar önereceklerini belirterek bankaların sermaye gerekliliklerinde düzenleme sinyali verdi. Özel kredi fonlarından para çıkışlarının sınırlandırıldığına dair haberler ise risk algısını destekleyen bir diğer unsur oldu. Yatırımcıların gözü şimdi, bugün açıklanacak olan ve Fed’in enflasyon göstergesi olarak kabul ettiği Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisinde.
Tahvil, altın ve emtia piyasaları
Gelişmelerin ardından ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,26 seviyesinde dengelenirken, güvenli liman arayışı altın fiyatlarını onsta 5 bin 107 dolara taşıdı. Dolar endeksi hafif bir artışla 99,9 seviyesine yükseldi. Brent petrolün varili yüzde 1 kayıpla 98,1 dolara gerilese de yüksek seyir New York borsasındaki kayıpları derinleştirdi; Dow Jones ve Nasdaq endeksleri sert düşüşlerle günü tamamladı.
Avrupa ve Asya piyasalarında sert kayıplar
Avrupa borsaları, enerji oynaklığı ve ABD’nin yeni ticaret incelemeleri başlatacağı endişesiyle günü düşüşle kapattı. Almanya’daki ekonomi enstitüleri, artan enerji maliyetlerinin enflasyonu tırmandıracağı konusunda uyarıda bulunurken; bankacılık sektöründe HSBC ve Deutsche Bank hisselerinde ciddi kayıplar görüldü. Asya tarafında ise bölgenin petrol bağımlılığı nedeniyle tedarik kesintisi korkusu hakim. Japonya ve Güney Kore borsalarında teknoloji ve sanayi hisseleri öncülüğünde negatif bir tablo izleniyor.
Borsa İstanbul ve yurt içi veriler
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel satış baskısına rağmen dün pozitif ayrışarak günü 13.286,12 puandan tamamladı. TCMB, dünkü toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tutarken, jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkilerinin yakından izlendiğini duyurdu. Analistler, bugün açıklanacak olan Piyasa Katılımcıları Anketi ve ABD büyüme verilerinin piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor. BIST 100 endeksinde 13.400 seviyesi kritik direnç, 13.200 ise ana destek noktası olarak takip ediliyor.