Bitcoin, son ayların en hareketli günlerinden birini yaşıyor. Verilere göre, piyasada son dört ayın en güçlü alım iştahı gözlemlenirken, bu hareketliliğin arkasında hem kurumsal fonların spot ETF'ler üzerinden yaptığı girişler hem de büyük ölçekli yatırımcıların stratejik alımları yer alıyor. Özellikle ABD merkezli spot Bitcoin ETF'lerine yönelik net akışların ocak ayındaki kayıpları telafi ederek yeniden milyar dolar seviyelerine yaklaşması, piyasadaki güveni tazeledi.
Kurumsal Yatırımcıların ETF İlgisi Artıyor
Kripto araştırma platformlarından elde edilen son verilere göre (SoSoValue verileri dahil), spot Bitcoin ETF'lerine yapılan günlük girişler rekor seviyelere ulaştı. Sadece geçtiğimiz günlerde kaydedilen 800 milyon doların üzerindeki net girişler, kurumsal tarafta Bitcoin'e olan talebin sadece bir spekülasyon olmadığını, uzun vadeli bir portföy stratejisine dönüştüğünü gösteriyor. JPMorgan ve Bernstein gibi dev finans kuruluşlarının Şubat 2026 raporlarında, Bitcoin için 150.000 ile 266.000 dolar arasında değişen uzun vadeli hedefler belirlemesi de bu kurumsal alım dalgasını destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Fiyat Beklentilerinde Yukarı Yönlü Revizyonlar
Piyasa analistleri, son 24-48 saatlik süreçte yaşanan fiyat hareketlerini "arz şoku" öncesi bir konsolidasyon olarak nitelendiriyor. Geçtiğimiz hafta 60.000 dolar seviyelerine kadar yaşanan kısa süreli geri çekilmenin ardından gelen bu güçlü alım dalgası, birçok yatırım bankasının tahminlerini güncellemesine neden oldu. Fundstrat analisti Tom Lee gibi isimler, ETF'lerin piyasaya yeni sermaye çekmeye devam etmesiyle Bitcoin'in 200.000 dolar bandını aşabileceğini öngörüyor.
Küresel Likidite ve Makroekonomik Etkiler
Piyasadaki bu güçlenmenin bir diğer nedeni ise küresel likidite koşullarındaki iyileşme beklentisi. Fed'in faiz politikalarına ilişkin sinyaller ve altın ile Bitcoin arasındaki korelasyonun, volatilite bazlı olarak Bitcoin lehine dönmeye başlaması, yatırımcıları riskli varlıklara yönlendiriyor. Özellikle 2026'nın ikinci yarısına ilişkin "daha yapıcı" fiyat hareketleri beklentisi, şubat ayı itibarıyla görülen bu güçlü alımların temel motivasyon kaynağı olarak değerlendiriliyor.