Bor madeni geleceğin enerji devrimine kapı aralıyor: Türkiye kritik bir aktör olabilir

Dünya bor rezervlerinin büyük kısmına sahip olan Türkiye, füzyon enerjisi teknolojilerinde stratejik bir merkez haline gelme potansiyeli taşıyor.

Türkiye'nin sahip olduğu zengin bor rezervleri, geleceğin temiz enerji teknolojisi olarak görülen füzyon enerjisi çalışmalarında ülkeyi kilit bir konuma taşıyabilir. Yeditepe Üniversitesi ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen IWPROBONO Uluslararası Çalıştayı'nda, proton-bor füzyonunun enerji üretimi ve sağlık sektöründeki devrimsel etkileri masaya yatırıldı. Uzmanlar, teknik engellerin aşılması durumunda Türkiye'nin küresel ölçekte stratejik bir yakıt tedarikçisine dönüşebileceğinin altını çiziyor.

Temiz enerjide yeni bir dönem

Avrupa Birliği destekli COST CA21128 PROBONO Aksiyonu kapsamında 23 ülkeden 85 bilim insanını bir araya getiren çalıştayda, proton-bor füzyonunun sunduğu avantajlar detaylandırıldı. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi'nden Prof.

Dr. Bülent Büyük, bu füzyon yönteminin nötron açığa çıkarmaması sayesinde radyoaktif kirlilik yaratmadığını ve doğrudan elektrik üretimine olanak tanıdığını belirtti.

Lazer ve manyetik teknolojilerdeki ilerlemelerle birlikte deneysel çalışmaların hız kazandığı bu alanda, bor-11 izotopunun merkezi bir rol oynadığı ifade ediliyor.

Bor madeni geleceğin enerji devrimine kapı aralıyor: Türkiye kritik bir aktör olabilir

Stratejik rezervin gücü

Türkiye'nin dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 70'ini elinde bulundurması, füzyon enerjisi teknolojilerinde ülkeye büyük bir rekabet avantajı sağlıyor. Prof.

Dr. Bülent Büyük, sürdürülebilir enerji arayışında olan dünya için borun vazgeçilmez bir kaynak haline geleceğini vurgulayarak, kamu, üniversite ve özel sektör iş birliğiyle bu alanda ulusal bir strateji geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Yeditepe Üniversitesi'nden Prof. Dr.

Bor madeni geleceğin enerji devrimine kapı aralıyor: Türkiye kritik bir aktör olabilir

İpek Karaaslan ise Türkiye'nin bu teknolojik dönüşümün dışında kalmaması gerektiğini, özellikle malzeme geliştirme ve sağlık uygulamalarında öncü roller üstlenebileceğini ifade etti.

Sağlıkta ve enerjide çok yönlü kullanım

Füzyon teknolojisinin sadece enerji üretimiyle sınırlı kalmayacağı, reaksiyon sonucu ortaya çıkan alfa parçacıklarının kanser tedavisi gibi tıbbi alanlarda da çığır açabileceği öngörülüyor. Çalıştaya katılan Çin merkezli ENN Grup temsilcisi Dr.

Bing Liu, 2035 yılına kadar ticari prototip reaktörlere geçmeyi hedeflediklerini belirterek, bu teknolojinin mahalle ölçeğinde güvenli ve temiz enerji sağlayabileceğini kaydetti. Uzmanlar, karbon sıfır hedeflerine ulaşma yolunda bor tabanlı füzyon çalışmalarının kritik bir öneme sahip olduğu konusunda birleşiyor.

İLGİLİ HABERLER