Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi yönetiminin kararlılığını ve programın geldiği aşamayı kamuoyuyla paylaştı. Yatırımcı ilgisinin son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Şimşek, programın siyasi sahiplenilmesine ilişkin endişelerin tamamen geride kaldığını söyledi. "İlk evre risklerin yönetilmesiydi, ikinci evre ise dengesizliklerin giderilmesiydi. Bu aşamayı başarıyla tamamladık," diyen Bakan, ekonomideki belirsizlik bulutlarının dağıldığını ifade etti.
Bütçedeki Faiz Yükü İddiaları ve Gerçek Veriler
Bakan Şimşek, özellikle "bütçe faize gidiyor" şeklindeki eleştirilere karşı somut veriler sundu. 17 Şubat 2026 tarihli Bakanlık verilerine atıfta bulunarak, faiz giderlerinin milli gelire oranının 2026 yılında %3,5’e gerilemesinin öngörüldüğünü belirtti. Şimşek, bu oranın 2002-2025 yılları arasındaki %4,4'lük ortalamanın oldukça altında kalacağını vurguladı. Ayrıca, faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranının da %19,9 seviyesine düşmesinin beklendiğini ifade ederek, bütçe disiplininin korunduğuna dikkat çekti.
Dış Borç Stoku ve Milli Gelir İlişkisi
Dış borçlanma konusunda yapılan eleştirilere de değinen Bakan Şimşek, dış borcun milli gelire oranının düşüş eğiliminde olduğunu açıkladı. Türkiye’nin deprem gibi devasa bir mali yüke ve EYT’nin getirdiği ek maliyetlere rağmen bütçe açığını kontrol altında tutmayı başardığını belirten Şimşek, "Bütün bu yüke rağmen bütçe açığının milli gelire oranı geçtiğimiz yıl %2,9 seviyesine geriledi. Gelişmekte olan ülkelerde bu ortalama %6,3 düzeyindedir," dedi.
Hazine Finansmanında Yeni Dönem
Hazine’nin borçlanma stratejisindeki değişikliğe de vurgu yapan Bakan, bu yılın ilk çeyreğinde Hazine’nin her 100 TL’lik borç ödemesine karşılık sadece 80 TL borçlanacağını duyurdu. Bu stratejinin piyasalardaki likiditeyi artıracağını ve risk primini aşağı çekeceğini belirten Şimşek, cari açığın altın hariç bakıldığında sorun olmaktan çıktığını ve Türkiye'nin rezerv yeterliliğini kalıcı olarak sağladığını sözlerine ekledi.