Okullarda şiddet sarmalını kırmanın yolu: Bütüncül yaklaşım ve erken müdahale

Okullarda artan şiddet olaylarını değerlendiren Dr. Ramazan Çağlar Ercen, çözümün sadece fiziksel güvenlik önlemlerinde değil, aile-okul iş birliği ve psikolojik destek mekanizmalarında yattığını vurguladı.

Okullarda yaşanan şiddet olayları, toplumun en hassas gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Dr. Öğretim Üyesi Ramazan Çağlar Ercen, bu karmaşık sorunun tek bir nedene indirgenemeyeceğini belirterek, çözüm için çok boyutlu bir strateji geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ercen, şiddetin kökeninde bireysel psikolojik faktörlerin yanı sıra aile dinamikleri, sosyal çevre ve akran zorbalığı gibi pek çok değişkenin rol oynadığını vurguladı.

Şiddetin kökenindeki çok boyutlu faktörler

Dr. Ercen, özellikle ergenlik dönemindeki duygusal dalgalanmaların ve sosyal ilişkilerdeki çatışmaların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Şiddet davranışının tek bir sebebe bağlanmasının yanlış olduğunu savunan uzman, geçmiş travmaların ve dışlanma hissinin de bu süreçte tetikleyici olabileceğine dikkat çekti. Ercen'e göre, bir öğrencinin davranışlarındaki ani değişimler, sosyal izolasyon veya yoğun öfke nöbetleri, aslında bir yardım çığlığı olarak okunmalı ve ciddiyetle ele alınmalıdır.

İletişim ağının önemi

Okul ve aile arasındaki kopukluğun şiddeti besleyen en büyük unsurlardan biri olduğunu belirten Ercen, öğretmenler, rehberlik servisleri ve ebeveynlerin sürekli iletişim halinde olması gerektiğini savundu. Öğrencinin kendini güvende hissettiği bir okul iklimi oluşturmanın, şiddeti önlemede fiziksel güvenlik önlemlerinden daha etkili olabileceğini ifade etti. Ayrıca, dijital dünyada şiddetin normalleştirilmesine karşı ailelerin çocuklarını bilinçlendirmesi ve içerikleri birlikte anlamlandırması gerektiğinin altını çizdi.

Etiketlemek yerine desteklemek

Erken müdahale süreçlerinde en büyük hatanın öğrenciyi 'tehlikeli' olarak etiketlemek olduğunu söyleyen Dr. Ercen, asıl amacın dışlamak değil, desteklemek olması gerektiğini belirtti. Riskli davranış sergileyen bir öğrencinin arkasındaki ihtiyacı anlamaya çalışmanın, daha büyük trajedilerin önüne geçebileceğini ifade eden Ercen, okul güvenliğinin sadece kapıdaki kontrollerle değil, psikolojik destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER