Eğitim sektöründe üniversiteler ile okullar arasındaki bağı güçlendirmeyi hedefleyen Eğitimde Bilgi ve Teknoloji Aktarım Mekanizması (EBİTEKAM) projesi, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi'nde düzenlenen bir etkinlikle kamuoyuna tanıtıldı. Programda konuşan TÖDER Başkan Yardımcısı Ümit Kalko, Türkiye'nin eğitim alanındaki potansiyelini vurgulayarak, dışa bağımlı modeller yerine ülkenin kendi kültürel ve sosyal gerçeklerine uygun sistemler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Öğretmen adaylarına saha deneyimi şart
Kalko, eğitim fakülteleri ile özel okulların birbirinden kopuk yapılar olarak faaliyet göstermesinin verimliliği düşürdüğünü belirtti. Özellikle öğretmen adaylarının mezuniyet öncesinde saha tecrübesi kazanmasının kritik olduğunu vurgulayan Kalko, yapay zeka çağında teorik bilginin pratikle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Üniversitelerin, yetkin öğretmen yetiştirme hedefi doğrultusunda okullardan uygulama desteği almasının zorunlu olduğunu dile getirdi.

Eğitim teknolojilerinde küresel iddia
Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarısına benzer bir ivmeyi eğitim teknolojileri alanında da yakalayabileceğini savunan Kalko, yerli üretimin önemine dikkat çekti. Türkiye'nin eğitim teknolojileri geliştiren ve bu ürünleri dünyaya ihraç eden bir ülke konumuna gelmesi gerektiğini belirten Kalko, üniversitelerin Ar-Ge merkezleri ve inovasyon çalışmalarıyla desteklenmesi durumunda dünya çapında ses getirecek projelere imza atılabileceğini ifade etti.
Maarif Modeli sürekli güncellenmeli
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin önemine değinen Kalko, bu modelin statik bir yapı olmadığını, toplumun değişen ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Batı'dan gelen modelleri doğrudan kopyalamak yerine, Türkiye'nin kendi genlerine ve öğrenme şekillerine uygun bir sistem inşa etmenin vaktinin geldiğini söyleyen Kalko, özel okulların bu süreçte eğitim fakültelerine destek vererek sürece katkı sağlaması gerektiğini sözlerine ekledi.