Bakan Yusuf Tekin'den 'selefi andı' açıklaması

İstanbul Arnavutköy’de bir imam hatip ortaokulunda öğrencilere selefi andı okutulduğu iddiası üzerine İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü soruşturma başlattı; Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin uygulamayı eleştirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ÇEDES uygulamaları kapsamında okullarda yürütülen bazı faaliyetler yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bulunan Necip Fazıl Kısakürek İmam Hatip Ortaokulu’nda öğrencilere selefi bir andın okutulduğu ortaya çıktı.

İddialara göre, IŞİD ve El Kaide bağlantılı olduğu gerekçesiyle kamuoyunda sıkça gündeme gelen Halis Bayancuk’un grubu olarak bilinen “Tevhid ve Sünnet Cemaati”nin toplantılarında okutulan “Muvahhiddin Andı”, okulda öğrencilere okutuldu. Çocuklara, geçmişte “Öğrenci Andı”nda yer alan “Ülküm: Yükselmek, ileri gitmektir” ifadeleri yerine, “Dileğimiz: Sıddık, şehit ve salihlerden olmaktır” sözlerinin yer aldığı selefi içerikli metnin okutulduğu görüldü.

Soruşturma başlatıldı

Konuya ilişkin İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından soruşturma başlatıldı. Yapılan ilk incelemede, selefi andının okutulduğu anlara ilişkin videonun okul idaresinin bilgisi dahilinde çekildiği ve okulun sosyal medya hesabında paylaşıldığı tespit edildi. Söz konusu paylaşımın, kamuoyunda oluşan tepkilerin ardından kaldırıldığı bildirildi.

Bakan Tekin’den açıklama

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuya ilişkin BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada uygulamayı eleştirdi. Tekin, benzer şikâyetlerin bakanlığa ulaşması halinde gerekli tedbirlerin alındığını belirterek, “Yüz binlerce etkinlik içerisinde üç beş tane, hepimizin eleştireceği şeyler var. Bu kadar büyük bir etkinlik havuzu içerisinde birkaç yanlış uygulamanın olması doğal. Bize ulaştığında hemen tedbirimizi alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tekin ayrıca, öğrencilere dağıtılan “Ramazan Çetelesi” ve Kocaeli’de bir okulda tepki çeken ilahili teneffüs zili uygulamalarına ilişkin de “meşru ilkelere uymayan, gayri hukuki uygulamaların olabileceğini” söyledi ve bu tür durumlarda gerekli işlemlerin yapılacağını vurguladı.

Olay, eğitimde laiklik, çocuk hakları ve okul ortamında dini uygulamaların sınırları konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

İLGİLİ HABERLER