Büyükelçi Faruk Kaymakçı’nın Lüksemburg’a atanmasının ardından bu stratejik görevi devralan Balkan, Dışişleri Bakanlığı'nın en köklü ve önemli misyonlarından birinin başına geçti. Milliyet’ten Didem Özel Tümer’e konuşan Büyükelçi Balkan, yeni görevini ve Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğini değerlendirdi.
Tarihi Atama ve “Eve Dönüş”
Daimi Temsilcilik binasında ilk kez bir kadın büyükelçinin fotoğrafının yer alacak olması, Türk diplomasisi adına önemli bir simge niteliği taşıyor. Atamasını "bir nevi eve dönüş" olarak nitelendiren Balkan, sürecin en az sonuç kadar kıymetli olduğuna dikkat çekti.
Balkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda, "tam üyeliğin" Türkiye için vazgeçilmez bir stratejik hedef olmaya devam ettiğini vurguladı. "İlla üyelik değil, bütün süreç de çok önemli" diyerek, müzakere ve uyum süreçlerinin Türkiye'ye kattığı değere işaret etti.
Küresel Denklem ve AB'nin Geleceği
Büyükelçi Balkan, AB'nin sadece Türkiye ile ilişkilerini değil, kendi içindeki varoluşsal tartışmaları da yakından analiz ediyor. Balkan’a göre Birlik, şu sıralar "içe kapanmacı" bir çizgiye kayma riski taşıyan ciddi küresel sınamalarla karşı karşıya:
Sanayide Gerileme: Avrupa sanayisinin rekabet gücündeki düşüş.
Çin Rekabeti: Çin'in artan ekonomik ve teknolojik baskısı.
ABD Politikaları: ABD'nin yeni ticaret ve savunma stratejilerinin Avrupa üzerindeki etkileri.
Öncelikli Başlıklar: Vize Serbestisi ve Gümrük Birliği
Yaprak Balkan, Türkiye ve AB arasındaki bağların vize, gümrük ve savunma gibi somut alanlarda güçlenmesinin, "katılım" gibi zorlu siyasi süreçleri de kolaylaştıracağına inanıyor.
Özellikle Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi konularında geçmişte yapılan teknik çalışmalara bizzat tanıklık ettiğini belirten Balkan, yol haritasını şu sözlerle çizdi:
"Türkiye ile AB esasen gümrük birliğinin güncellenmesi ve vize serbestisinin sağlanması alanlarında müzakerelerin ilk aşamalarında önemli ilerlemeler kaydetti. Bunların görüşmelerinde zamanında yer aldım ve yapılan ciddi çalışmaları çok iyi hatırlıyorum. Bu iki hususta sonuca varılmasının her iki taraf için de yararlı olacağına inanıyorum ve bu konularda ilerleme kaydedilmesi için çaba göstereceğim."