Dünyanın en prestijli yayın organlarından biri olan TIME dergisi, son sayısında ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu politikasını ve İran’a yönelik tırmanan askeri gerilimi mercek altına aldı. "Trump’s War" (Trump’ın Savaşı) başlığıyla çıkan dergi, kapak görselinde Trump’ın seçim kampanyasıyla özdeşleşen kırmızı şapkalarına atıfta bulunarak "Make Iran Great Again" (MIGA) ifadesine yer verdi.

Slogan bu kez Tahran için: MIGA
Trump, seçim döneminde kullandığı "Make America Great Again" sloganını bu kez İran özelinde kullanmaya başladı. Washington koridorlarında ve diplomatik çevrelerde "MIGA" kısaltmasıyla anılmaya başlanan bu yeni söylem, ABD’nin İran’daki protestolara ve mevcut yönetime karşı takındığı agresif tavrın bir sembolü haline geldi. TIME’ın analizinde, Trump’ın bu ifadeyi kullanarak İran halkına "özgürlük" vaat ettiği ancak bu durumun bölgeyi Irak Savaşı’na benzer, ucu açık ve maliyetli bir çatışmaya sürükleme riski taşıdığı vurgulanıyor.
8 ülkede askeri operasyon ve rejim değişikliği sinyali
TIME dergisindeki kapak dosyasında yer alan bilgilere göre, Trump yönetimi sadece İran ile sınırlı kalmayıp; Somali, Irak, Venezuela, Suriye, Nijerya, Yemen ve Ekvador dahil olmak üzere toplam 8 ülkede askeri operasyonlar yürütüyor. (6 Mart 2026 tarihli raporlara göre) Trump, seçim meydanlarında verdiği "savaşları bitirme" sözünün aksine, görev süresi boyunca selefinden daha fazla hava saldırısı onaylayarak askeri müdahaleciliği artırmış durumda.
Dergiye verdiği özel mülakatta Trump, İran’ın nükleer tehdidini tamamen ortadan kaldırmayı ve Tahran’da "Batı dostu ve rasyonel" bir yönetim kurulmasını hedeflediğini belirtti. "Bir başka Hamaney ile karşılaşmak için bu yola girmedim, yeni liderin seçiminde söz sahibi olmak istiyorum" diyen Trump, açıkça rejim değişikliği niyetini ortaya koydu.
Bölgesel kriz kapıda mı?
Dergide yer alan analizlerde, İran’ın nükleer tesislerine yönelik yapılan operasyonların ve suikast girişimlerinin bölgedeki tansiyonu geri dönülemez bir noktaya getirdiği ifade ediliyor. Özellikle İran’ın misilleme saldırıları ve ABD’nin bölgedeki askeri tahkimatını artırması, Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir bölgesel savaş korkusunu tetikliyor. Bazı muhafazakâr çevreler bile Trump’ın bu stratejisinin ABD’yi 47 yıllık bir düşmanlığın en kanlı safhasına taşıyabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.