ABD’de devam eden Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında kamuoyuyla paylaşılan devasa boyuttaki yeni belge seti, Norveç Kraliyet Ailesi'ni son yılların en büyük krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı. Yayımlanan e-postalar, Veliaht Prenses Mette-Marit ile Epstein arasındaki ilişkinin daha önce iddia edilenden çok daha derin ve sık olduğunu kanıtlıyor. Belgeler, ikilinin 2011 ve 2013 yılları arasında yüzlerce kez yazıştığını, telefonla görüştüğünü ve Prenses'in 2013 yılında Epstein'ın Florida'daki lüks malikanesinde dört gün geçirdiğini ortaya koyuyor.
"Son Derece Utanç Verici"
Sızdırılan belgelerin ardından geçtiğimiz akşam (31 Ocak 2026) Norveç devlet televizyonu NRK'ya özel bir açıklama yapan Veliaht Prenses Mette-Marit, yaşananlardan duyduğu derin pişmanlığı dile getirdi. Prenses, "Bu durum son derece utanç verici. Epstein'ın geçmişini daha iyi araştırmadığım ve nasıl bir insan olduğunu yeterince hızlı anlamadığım için sorumluluğu üstleniyorum. Kötü bir muhakeme yeteneği sergiledim ve onunla herhangi bir temas kurmuş olmaktan dolayı büyük üzüntü duyuyorum," ifadelerini kullanarak Epstein mağdurlarıyla dayanışma içinde olduğunu belirtti.
Oğlu İçin Şok Edici Tavsiye
Sızdırılan yazışmaların en dikkat çekici bölümlerinden biri, Kasım 2012 tarihli bir e-postada yer alıyor. Belgelerde, Prenses Mette-Marit'in o dönemde 15 yaşında olan oğlu Marius Borg Høiby'nin bilgisayar duvar kağıdı için Epstein'dan görüş aldığı görülüyor. Prensesin, "Bir anne için 15 yaşındaki oğlumun duvar kağıdı olarak sörf tahtası taşıyan iki çıplak kadın önermesi uygunsuz mu?" sorusuna Epstein'ın "Bırak kararı onlar versin, anneler bu işe karışmamalı," şeklinde yanıt verdiği anlaşıldı.
Üst Üste Gelen Skandallar Serisi
Bu ifşaatlar, Norveç Kraliyet Ailesi için son derece kritik bir zamana denk geldi. Prensesin oğlu Marius Borg Høiby, 4 kadına tecavüz, uyuşturucu kullanımı ve fiziksel saldırı gibi toplam 38 farklı suçlamayla yarın (2 Şubat 2026) Oslo'da hakim karşısına çıkacak. 16 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan Høiby'nin davası öncesinde patlak veren bu e-posta skandalı, Norveç monarşisinin 120 yıllık tarihindeki en büyük itibar kaybı olarak değerlendiriliyor.