ABD liderliğindeki koalisyonun 28 Şubat 2026’da başlattığı “Aslanın Kükreyişi” ve “Destansı Gazap” operasyonları bölgedeki tansiyonu zirveye taşırken, Körfez ülkelerinden Washington’a şaşırtıcı bir baskı geldiği öğrenildi. Associated Press’in (AP) üst düzey yetkililere dayandırdığı habere göre; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn, İran’ın mevcut hava operasyonlarıyla “yeterince zayıflatılmadığına” inanıyor.
Körfez yetkililerinin kapalı kapılar ardında yaptıkları görüşmelerde, İran’ın siyasi liderliğinde dramatik bir değişim yaşanana veya askeri doktrininde köklü bir dönüşüm olana kadar silahların susturulmaması gerektiğini savundukları bildirildi.

Körfez'den Kara Harekatı Talebi
İddiaların odağındaki en çarpıcı nokta, BAE’nin ABD’ye İran topraklarına yönelik bir “kara harekatı” emri vermesi için yoğun diplomatik baskı uyguladığı yönündeki bilgiler oldu. Kuveyt ve Bahreyn’in de bu stratejiyi desteklediği ifade edilirken, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Beyaz Saray yetkililerine sunduğu raporda; İran’ın askeri gücünün ve dini otoritesinin tamamen kırılmasının bölgenin uzun vadeli istikrarı için tek yol olduğunu vurguladığı öne sürüldü.
Riyad yönetimi, mevcut saldırıların durdurulmasının İran’ın komşularını tehdit etmeye devam edeceği "yarım kalmış bir iş" olacağını savunuyor. (Haber merkezlerine yansıyan son bilgilere göre, 31 Mart itibarıyla Tahran ve İsfahan gibi kritik merkezlerdeki askeri üretim tesislerine yönelik saldırıların şiddeti artmış durumda.)
Tahran’ın Misillemeleri ve Kayıplar
Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana İran, kendi topraklarına düzenlenen saldırılara, bölgedeki ABD üslerine ve enerji altyapısına yönelik yoğun füze ve İHA saldırılarıyla karşılık veriyor. Özellikle Katar ve BAE semalarında etkisiz hale getirilen yüzlerce İHA, bölge güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Öte yandan, 1 Mart 2026’da İran resmi kaynakları tarafından doğrulanan Ayetullah Ali Hamaney’in ölümü ve son 24 saat içinde Deniz Kuvvetleri Komutanı Tengsiri gibi üst düzey isimlerin hayatını kaybetmesi, İran yönetim kademesinde ciddi bir boşluk yarattı. Ancak Körfez müttefiklerine göre, bu kayıplar bile Tahran’ın bölgesel tehdidini sona erdirmek için tek başına yeterli değil. Beyaz Saray ise müttefiklerden gelen bu “savaşı derinleştirme” taleplerine ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.