Japonya’da İslam yasaklandı mı? Sosyal medyayı karıştıran video

Sosyal medyada Japonya’da helal kesim, ezan, toplu namaz ve cami inşasının yasaklandığı iddiasıyla paylaşılan görüntülerin, Meclis’in feshedilerek erken seçime gidilmesine ilişkin olduğu ortaya çıktı.

Sosyal medyada 16 Şubat 2026 tarihinde paylaşılan bir gönderide, Japonya’da helal kesim etin, hoparlörden ezan okunmasının, park ve kaldırımlarda toplu namaz kılınmasının ve büyük cami inşa edilmesinin yasaklandığı öne sürüldü. İddia, Japonya Parlamentosu’na ait olduğu belirtilen bir video ile desteklendi.

Ancak yapılan incelemelerde, paylaşılan videonun herhangi bir dinî yasak kararını içermediği belirlendi. Görüntülerin, Ocak 2026’da Temsilciler Meclisi Başkanı Nukaga Fukushiro’nun, Japonya Anayasası’nın 7. maddesi uyarınca Temsilciler Meclisi’nin feshedildiğine ilişkin kararı genel kurulda okuduğu anlara ait olduğu tespit edildi.

Söz konusu fesih kararı, Ekim 2025’te göreve gelen Japonya’nın ilk kadın başbakanı Sanae Takaiçi’nin, kabinesiyle birlikte aldığı erken seçim kararı kapsamında uygulamaya konuldu. Anayasa’nın 7. maddesi, imparatorun kabinenin tavsiye ve onayıyla Temsilciler Meclisi’ni feshetmesini mümkün kılıyor. Bu kararın ardından seçim kampanyası 27 Ocak’ta başladı, oy verme günü ise 8 Şubat 2026 olarak ilan edildi.

İddiaların aksine Japonya’da İslam’a veya Müslümanlara yönelik genel bir yasak politikası bulunmuyor. Japonya Anayasası’nın 20. maddesi din özgürlüğünü güvence altına alırken, 14. maddesi din temelinde ayrımcılığı yasaklıyor. Helal kesim, ezan okunması, toplu namaz ya da cami inşasına ilişkin alınmış herhangi bir resmî yasak kararı da bulunmuyor.

Ülkede yaklaşık 230 bin Müslümanın yaşadığı, bunların yaklaşık 47 bininin Japon vatandaşı olduğu biliniyor. Araştırmalar, Japonya’daki cami sayısının da yıllar içinde artış gösterdiğini ortaya koyuyor.

Doğruluk Payı’nın haberine göre, sosyal medyada dolaşıma sokulan iddia temelsiz. İncelemede, videonun bağlamından koparılarak paylaşıldığı ve Japonya’da İslam’ı hedef alan herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı vurgulandı. Ayrıca International Fact-Checking Network üyesi Factly de benzer bir analizle iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

İLGİLİ HABERLER