İran resmi haber ajansı Tasnim'in aktardığı bilgilere göre, Tahran yönetimi Washington’dan gelen kapsamlı barış teklifine yönelik resmi tutumunu karara bağladı. Pakistanlı yetkililerin arabuluculuğuyla iletilen 15 maddelik metne verilen yanıtın ardından, bölgedeki diplomatik gözler Washington’dan gelecek karşı hamleye çevrildi.
Tahran Yönetiminin Masadaki Kırmızı Çizgileri
Tahran’ın Washington’a ilettiği yanıtta, müzakerelerin devam edebilmesi için bir dizi keskin şart öne sürülüyor. İran tarafı, öncelikle suikastların ve askeri saldırıların derhal durdurulmasını talep ederken, olası bir barışın sürdürülebilirliği için savaşın yeniden başlamayacağına dair uluslararası garanti istiyor.

Buna ek olarak, çatışmaların neden olduğu tüm maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi, bölgedeki vekil grupların dahil olduğu gerilimlerin sonlandırılması ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki İran kontrolünün resmen tanınması, Tahran’ın temel beklentileri arasında yer alıyor. Ancak İranlı yetkililer, tüm bu diplomatik sürece rağmen ABD ile yürütülen müzakerelere karşı güvensizliklerini koruduklarını vurguluyor.
Trump’tan Geri Dönüşü Yok Mesajı
Diplomatik trafik sürerken, ABD kanadından süreci zora sokabilecek sert açıklamalar gelmeye devam ediyor. Pakistanlı yetkililerin dün yaptığı ve önümüzdeki 48 saatin kritik olduğunu vurguladığı açıklamaların aksine, İran askeri kanadı herhangi bir anlaşmaya yanaşmadıklarını duyurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump ise sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı son paylaşımda, İran’ın kamuoyuna yansıttığından çok daha zor durumda olduğunu iddia etti. Trump, İran’ın askeri açıdan büyük bir yıkım yaşadığını ve anlaşma için "yalvardığını" öne sürerek, "Çok geç olmadan ciddileşseler iyi olur; çünkü bir kez geç kalındığında geri dönüşü olmayacak ve bu durum hiç hoş olmayacak" ifadeleriyle Tahran üzerindeki baskıyı artırdı.