Irak ve Suriye, iki ülke arasında enerji arz güvenliğini yeniden şekillendirecek kritik bir hamleye imza attı. Irak'ın kuzeyindeki zengin petrol yataklarına sahip Kerkük bölgesini, Suriye'nin Akdeniz kıyısındaki Banyas Limanı'na bağlayan ham petrol boru hattının yeniden inşasını ve faaliyete geçmesini öngören mutabakat metni, ABD'nin başkenti Washington'da resmiyet kazandı. ABD-Irak İş Konseyi toplantısı kapsamında düzenlenen imza töreninde mutabakat zaptı, Irak adına Basra Petrol Şirketi Başkanı Bassem Abdul Karim Nasr, Suriye adına ise Suriye Petrol Şirketi Üst Yöneticisi (CEO) Youssef Qablawi tarafından imzalandı. ABD Enerji Bakanı Chris Wright'ın da katılımıyla düzenlenen tören, küresel enerji piyasalarında dengeleri değiştirecek bir sürecin ilk adımı oldu.
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, iki komşu ülke arasındaki petrol akışını çeyrek asır sonra yeniden başlatacak olan bu projenin bölgesel jeopolitik açısından son derece yüksek bir stratejik öneme sahip olduğu vurgulandı. Mutabakatı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirten Washington yönetimi, projenin tüm teknik, lojistik ve finansal süreçlerinin ABD öncülüğünde kurulacak uluslararası bir konsorsiyum tarafından üstlenileceğini duyurdu.
Hürmüz Boğazı küresel enerji denkleminde ikincil konuma düşebilir
İmza töreninde konuşan ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, bu projenin küresel enerji koridorları üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Barrack, petrol boru hattının aktif hale gelmesiyle birlikte, Orta Doğu petrolünün dünyaya açılan en kritik kapısı olan Hürmüz Boğazı'nın enerji arzı açısından "ikincil bir konuma düşeceği" yeni bir dönemin başlayacağını ifade etti. Projenin Doğu Akdeniz'de hem ABD'nin hem de bölge hükümetlerinin çıkarlarına hizmet edecek büyük ticari yatırımlar için bir "model" teşkil etmesi bekleniyor.
Irak ekonomisi için hayati bir bağımsızlık hamlesi
Güncel enerji verilerine göre Irak, günlük petrol ihracatının yaklaşık yüzde 95 gibi ezici bir oranını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiriyor. Devlet bütçesinin yaklaşık yüzde 90'ını petrol gelirlerinden sağlayan Bağdat yönetimi için Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir bölgesel kriz veya abluka, ülke ekonomisinin tamamen felç olması riskini barındırıyor. Yeniden inşa edilecek bu hat sayesinde Irak, tarihinde ilk kez Hürmüz Boğazı'ndaki riskleri tamamen baypas ederek Akdeniz üzerinden doğrudan dünya pazarlarına açılan güvenli bir ihracat kapısına kavuşmuş olacak.
Yıkımın ardından 23 yıllık sessizlik bozuluyor
Söz konusu boru hattı, 2003 yılında ABD'nin Irak'ı işgali sırasında uğradığı ağır bombardıman ve sabote eylemleriyle büyük hasar görmüş ve o tarihten bu yana tamamen hizmet dışı kalmıştı. Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, hattın büyük bir kısmının kullanılmaz halde olması nedeniyle projenin sıfırdan kapsamlı bir yeniden inşa sürecini gerektireceği ve çalışmaların yaklaşık 2 ila 3 yıl süreceği tahmin ediliyor.
Suriye ve Irak, 2024 yılının sonlarında Beşar Esad rejiminin devrilmesi ve Ahmed Şara liderliğindeki muhalif grupların yönetime gelmesinin ardından bu hattı canlandırmak için ilk diplomatik temasları kurmuş, ancak o dönemki ön görüşmeler somut bir neticeye ulaşamamıştı. ABD'li şirketlerin doğrudan devreye girmesiyle birlikte projenin hayata geçirilmesi kesinleşti.