İngiltere siyasetinde tarihi dönüm noktası: Andy Burnham resmen İşçi Partisi lideri ilan edildi

Britanya'da iktidardaki İşçi Partisi'nin tek adayla gidilen liderlik yarışında Andy Burnham resmen yeni lider ilan edildi. Manchester Belediye Başkanlığı dönemindeki başarılı politikalarıyla "Kuzeyin Kralı" unvanını kazanan Burnham, 20 Temmuz Pazartesi günü Kral III. Charles ile görüşerek ülkenin 59. başbakanı olarak görevi devralmaya hazırlanıyor.

Britanya siyasetinde son dönemin en dikkat çekici liderlik dönüşümlerinden biri tamamlanıyor. İktidardaki İşçi Partisi'nin tek adaylı liderlik yarışının ardından, dün Londra'da düzenlenen özel parti konferansında Andy Burnham resmen partinin genel başkanı ilan edildi. 2024 genel seçimlerinde tarihi bir zafer kazanan ancak ekonomi politikaları ve Epstein skandalı sonrası büyük oy kaybeden Keir Starmer'ın istifasının ardından partinin dümenine geçen Burnham, önümüzdeki hafta başında başbakanlık koltuğuna oturacak.

Katolik okulundan Cambridge sıralarına ve bakanlıklara

Mühendis bir baba ile danışma görevlisi bir annenin çocuğu olarak 7 Ocak 1970'te Liverpool yakınlarındaki Aintree'de doğan Andrew (Andy) Murray Burnham, ilk ve orta eğitimini Katolik okullarında aldı. Kendisini Katolik olarak büyütülmüş ancak dindar olmayan bir kişi olarak tanımlayan Burnham, okullarda aldığı Katolik sosyal öğretilerinin siyasi anlayışının temelini oluşturduğunu belirtiyor. İşçi Partisine 15 yaşında katılan Burnham, ragbi, kriket ve futbolla ilgilendiği gençlik yıllarının ardından Cambridge Üniversitesinde İngiliz edebiyatı eğitimi aldı. Mezuniyetinin ardından bir süre gazetecilik ve televizyon yayıncılığı yapan Burnham, Kültür, Medya ve Spor Bakanı Chris Smith'e danışmanlık yaptıktan sonra 2001 yılında milletvekili seçilerek parlamentoya girdi. Sağlık, Hazine ve Kültür bakanlıklarında çeşitli devlet bakanlığı pozisyonları üstlendi, muhalefet döneminde ise gölge bakanlık görevlerini yürüttü. Bu süreçte Birleşik Krallık tarihinin en büyük futbol trajedisi olan Hillsborough Faciası'nın ikinci soruşturmasının açılmasına önayak olmasıyla adından söz ettirdi.

Yenilgilerden "Kuzeyin Kralı" unvanına uzanan yol

Parlamento kariyeri boyunca iki kez İşçi Partisi liderliğine soyunan ancak 2010'da Ed Miliband'a, 2015'te ise Jeremy Corbyn'e karşı kaybeden Burnham, 2017 yılında milletvekilliğinden istifa ederek rotasını yerel yönetime çevirdi. Manchester Belediye Başkanlığı'na aday olan ve üst üste üç dönem boyunca yüzde 63'ün üzerinde oy alarak seçilen Burnham, buradaki politikalarıyla büyük bir popülarite yakaladı. Maaşının yüzde 15'ini evsizlerle mücadele vakıflarına bağışlayan, toplu taşımayı kamu kontrolüne alarak bilet fiyatlarını düşüren Burnham, özellikle Kovid-19 salgını döneminde merkezi hükümetin kısıtlama kararlarına ve bütçe kesintilerine karşı gösterdiği dirençle halk arasında "Kuzeyin Kralı" unvanını kazandı. Londra'nın kuzeydeki kentlere haksızlık ettiğini yüksek sesle savunan Burnham, bu süreçte gücünü yerelden alan bir lider figürüne dönüştü.

Starmer dönemi kapandı, Burnham pazartesi günü görevi devralıyor

İşçi Partisi'ne 2024'te büyük bir zafer kazandıran Keir Starmer'ın liderliği, Jeffrey Epstein skandalıyla bağlantılı isimlerin bürokrasiye atanması ve Mayıs 2026 yerel seçimlerindeki ağır yenilgilerle sarsıldı. Parti içindeki baskıların ardından, şubat ayında Burnham'ın adaylığını engellemeye çalışan Starmer, haziran ayında Burnham'ın Makerfield ara seçimini kazanarak yeniden parlamentoya girmesinin önüne geçemedi. Burnham'ın 18 Haziran'da milletvekili seçilmesinden dört gün sonra Starmer istifa kararını açıkladı. Dün yapılan resmi açıklamaya göre, 401 İşçi Partili milletvekilinin 349'unun desteğini alan Andy Burnham, tek aday olarak girdiği yarışı zaferle tamamladı. Burnham, 20 Temmuz Pazartesi günü Buckingham Sarayı'nda Kral III. Charles ile bir araya gelerek hükümeti kurma görevini resmen alacak ve ülkenin yeni başbakanı olacak. Liderlik ilanının ardından yaptığı ilk konuşmada, "Politikanın göz ardı ettiği büyük sorunları çözme cesaretini göstereceğiz" diyen Burnham, siyasi gücü Londra'dan alarak yerel yönetimlere devretme sözü verdi.

"Manchesterizm" ve dış politikada pragmatik yaklaşımlar

Siyasi yelpazenin "yumuşak solunda" yer alan ve kendisini sosyalist olarak tanımlayan Burnham, ekonomide "ticaret dostu sosyalizm" olarak nitelendirdiği "Manchesterizm" modelini savunuyor. Su, elektrik, toplu ulaşım ve sosyal konutların devlet kontrolünde olması gerektiğine inanan lider, Margaret Thatcher'ın 1980'lerdeki özelleştirme hamlelerinin bugünkü yaşam maliyeti krizine yol açtığını ileri sürüyor. Dış politikada ise geçmişte Irak'ın işgaline "evet" oyu vermesini "parlamentodaki en kötü deneyimim" diyerek büyük bir pişmanlıkla anan Burnham, yerel yönetim döneminde Çin ile yakın ilişkiler geliştirdi. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Ukrayna'ya destek verirken, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası saldırılarına karşı çıkıyor. 7 Ekim 2023 sonrası Gazze'deki saldırılara karşı ateşkes çağrısı yapan ilk İşçi Partililerden biri olan Burnham, yeni dönemde başbakanlık ofisinin bir şubesini de Manchester'da açarak Londra merkezli siyaset anlayışını kırmayı hedefliyor.

İLGİLİ HABERLER