Güneşin masum saatleri tehlike saçıyor: Ciltte yanık olmasa da DNA bozuluyor

Avustralyalı bilim insanlarının yaptığı çalışma, düşük yoğunluklu güneş ışığının bile ciltte fark edilmeyen ancak ciddi sonuçlar doğurabilen DNA hasarlarına yol açtığını kanıtladı.

Güneş ışınlarının sadece yakıcı olduğu saatlerde değil, günün erken veya geç saatlerinde de cilt sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturabileceği ortaya çıktı. Avustralya'da bulunan QIMR Berghofer Tıbbi Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen kapsamlı bir dermatoloji araştırması, güneşin zayıf olduğu anlarda bile cilt hücrelerinin savunmasız kaldığını gözler önüne serdi. Yaklaşık 60 gönüllü üzerinde yapılan deneylerde, farklı yoğunluklardaki ultraviyole radyasyonun cilt üzerindeki etkileri mikroskobik düzeyde incelendi.

Görünmeyen hasar hücresel düzeyde birikiyor

Araştırmacılar, gönüllülerin sırt bölgelerini günün değişik saatlerindeki güneş ışınlarına maruz bırakarak doku biyopsileri aldı. Yapılan analizler, ciltte herhangi bir kızarıklık, yanma veya renk değişimi gözlemlenmese dahi hücre çekirdeklerinde ciddi DNA lezyonları oluştuğunu gösterdi.

Bilim insanları, hücresel tahribatın güneşin anlık yakıcılığından ziyade, vücudun gün boyunca maruz kaldığı toplam ultraviyole dozuyla doğrudan ilişkili olduğunu vurguladı. Bu durum, öğle saatlerinde kısa süreli yüksek dozda UV almanın yarattığı risk ile günün erken saatlerinde uzun süre kalarak biriken düşük dozlu UV'nin benzer bir tehlike arz ettiğini kanıtlıyor.

Günlük rutinlerde güneş koruması şart

Çalışmanın eş lideri Prof. David Whiteman, düşük dozlu güneş temasının hemen kansere yol açmadığını ancak yıllar içinde biriken bu mikroskobik hasarların hücresel mutasyonları tetikleyerek kanser riskini artırdığını belirtti. Uzmanlar, güneşin zararsız olduğu yönündeki yaygın kanının bilimsel bir temeli olmadığını ifade ederek, güneş kremi kullanımının sadece plajlarda değil, günlük yaşamın her anında bir alışkanlık haline getirilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

İLGİLİ HABERLER