Fas'ın Kazablanka kenti yakınlarındaki Thomas 1 taş ocağında gerçekleştirilen kazılarda, insanlık tarihinin en kritik dönemlerinden birine ışık tutan 773 bin yıllık fosiller keşfedildi. Fas Kültür Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu buluntuların insan evrimine dair daha önce eşi benzeri görülmemiş veriler sunduğu ve Kuzey Afrika'nın evrimsel süreçteki stratejik önemini kanıtladığı belirtildi.
"İnsan evriminin kayıp sayfaları" gün yüzünde
Bilim dünyasında heyecan yaratan keşif, özellikle Afrika'daki fosil kayıtlarında yaklaşık 500 bin yıllık bir boşluğun olduğu döneme denk geliyor. Ünlü paleoantropoloji uzmanı Jean-Jacques Hublin ve ekibi tarafından Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bu fosiller modern insanın (Homo sapiens), Neandertallerin ve Denisovalıların ortak atasının ayrılma dönemine dair en güçlü adayları temsil ediyor.
Mağarada bulunan kalıntılar şunları içeriyor:
- Yetişkinlere ve bir çocuğa ait alt çene kemikleri,
- Çok sayıda diş kalıntısı,
- Omurga parçaları ve bir uyluk kemiği (femur) fragmanı.
Hassas tarihlendirme ile "ilklerin" keşfi
Fosillerin yaşını belirlemek için yüksek çözünürlüklü manyetostratigrafi tekniği kullanıldı. Analizler, kalıntıların Dünya’nın manyetik alanındaki büyük bir değişim olan Matuyama-Brunhes geçişine (yaklaşık 773 bin yıl önce) çok yakın bir döneme ait olduğunu gösterdi. Bu hassas tarihlendirme, Fas’taki buluntuları İspanya’da bulunan Homo antecessor ile benzer bir yaşa taşısa da morfolojik olarak farklı olduklarını ortaya koydu.
Sırtlan ini mi, insan yerleşkesi mi?
Araştırmacılar, fosillerin bulunduğu mağaranın o dönemde yırtıcı hayvanlar (özellikle sırtlanlar) için bir in olarak kullanılmış olabileceğini düşünüyor. Bulunan uyluk kemiğindeki ısırık izleri, bu kadim insan atalarının avlandığını veya öldükten sonra yırtıcılar tarafından besin olarak kullanıldığını gösteriyor. Keşif, Homo sapiens soyunun derin köklerinin Avrasya değil, Afrika olduğunu bir kez daha güçlü kanıtlarla destekliyor.