KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu temasları kapsamında New York’ta BM Genel Sekreteri António Guterres ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından Bayrak Radyo Televizyon Kurumu'na (BRT) değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede ağırlıklı olarak Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) dosyasının masaya yatırıldığını kaydeden Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının yapıcı tutumunu ve Kıbrıs Rum yönetiminin süreci zorlaştıran adımlarını Genel Sekreter'e aktardığını ifade etti.
"Yedi önlemin altısını kabul ettik"
Guterres’in odak noktasının güven artırıcı adımlar olduğunu belirten Erhürman, adanın gündemindeki başlıkları ve Türk tarafının yaklaşımını şu sözlerle aktardı:
“Guterres adayı ziyaret ettiğinde kendisinin gündeme getirdiği 7 GYÖ vardı. Bunların arasında geçiş noktaları, mayınlardan arınma, afetlere müdahale için ortak mekanizma, düzensiz göçle ortak mücadele, sivil toplumla ilgili koordinasyon kurulu, bizim çok önemsediğimiz spor faaliyetleri ve karma evliliklerden doğan çocuklarının AB vatandaşlık hakları 7 GYÖ arasındaydı.”
Bu önlemlerden altısını Guterres’in adayı ziyareti sırasında kabul ettiklerini, New York'taki temaslarda da bu duruşu teyit ettiklerini söyleyen Erhürman, geçiş noktalarına ilişkin önerilerin ise üzerinde çalışılmaya değer olduğunu ifade etti. Rum tarafının 19 maddelik yeni bir paket sunduğu yönündeki iddialara değinen Erhürman, sürenin daraldığı bir dönemde odağı dağıtmanın sürece zarar vereceğini belirterek şunları kaydetti:
“Kıbrıs Rum tarafının getirdiği yeni birtakım öneriler vardı ama bizim pozisyonumuz Genel Sekreter'in adayı ziyaretinde ortaya koyduğu 7 tane güven yaratıcı önlem var. Bunların zaten altısı tarafımızdan kabul edildi. Genel Sekreter'in görev süresinin sona ermesine kısa bir süre kaldı. Süre kısıtlı. Konuyu daha da genişleterek odağı kaydırmanın ve çözüme ulaşma konusunda daha da zorlaştırmanın bir manası yok. Açıkçası yeni öneriler getirmek bu noktadan sonra var olanları çözmeyi de zorlaştıran ve sonuç almayı daha da uzaklaştıran bir yaklaşım olarak tarafımızdan değerlendiriliyor. Bu görüşü bugünkü toplantıda Genel Sekreterle paylaştık.”
"Güveni aşındıran tek taraflı adımlarla karşılaşıyoruz"
Kıbrıs Türk tarafı güven artırıcı önlemler üzerinde çalışırken Rum yönetiminin sahada güveni zedeleyen adımlar attığına dikkat çeken Erhürman; kültürel festivaller ile Barcelona futbol kulübünün planlanan etkinliğinin engellenmesini, mülkiyet gerekçesiyle uygulanan tutuklama ve yakalama kararlarını, Taşınmaz Mal Komisyonu’nun hukuki meşruiyetini zayıflatmaya dönük girişimleri ve Avrupa Parlamentosu nezdinde yürütülen aleyhte kararları Guterres’in dikkatine sunduklarını dile getirdi. Rum yönetiminin başta İsrail olmak üzere üçüncü ülkelerle imzaladığı askeri ve siyasi anlaşmaların Kıbrıslı Türkler açısından güvenlik riskleri barındırdığını vurgulayan Erhürman, bir yandan diyalog aranırken diğer yandan gerilimi tırmandırıcı adımlar atılmasının ciddi bir çelişki oluşturduğunu söyledi.
"Müzakereleri basın üzerinden yürütmeyi tercih etmedik"
New York’taki üç günlük temasları boyunca basına sınırlı açıklama yapmayı bilinçli bir diplomasi tercihi olarak benimsediklerini ifade eden Erhürman, süreci şu sözlerle anlattı:
“Göreve geldiğimizden beri basın üzerinden müzakere veya görüşme yürütüyormuşuz gibi bir yaklaşımı ciddiyetle bağdaşan, iyi niyetle bağdaşan bir yaklaşım olarak hiçbir zaman değerlendirmedik. Bu konuda çok sabırlı davrandık.”
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’nın unvanı üzerinden New York'taki bir forumda çıkarılan tartışmalara da değinen Erhürman, diplomasinin selameti için polemikten kaçındıklarını ancak Rum tarafının kamuoyunu yanıltıcı bir algı operasyonu yürüttüğünü savundu. Temaslarının kısıtlanması yönünde girişimler yapıldığını belirten Erhürman, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) genel sekreterleriyle bir araya geldiklerini, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ’nın da yoğun görüşmeler gerçekleştirdiğini aktararak şöyle konuştu:
“Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs ile ilgili gelişmeleri ve yaşananları uluslararası topluma sadece kendileri anlatmayı tercih ediyor. Bizim anlatmamızın önüne engeller konsun diye ortaya yaklaşım koyuyor. Bunları da Sayın Genel Sekretere anlatma fırsatı buldum.”
"2+1 formatını veto ettiğim iddiası gerçeği yansıtmıyor"
Rum basınında yer alan "Erhürman 2+1 toplantısını veto etti" yönündeki haberlere açıklık getiren KKTC Cumhurbaşkanı, BM Genel Sekreteri'nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguin Cuéllar’ın da katılımıyla heyetler arası kapsamlı bir toplantı gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu görüşmede GYÖ başlıklarında uzlaşı arandığını ancak ortak bir paydada buluşulamadığı için liderler düzeyindeki üçlü formatın toplanamadığını belirten Erhürman, veto iddialarını şu değerlendirmeyle çürüttü:
“Kıbrıs Rum basınında 2+1 toplantısını veto ettiğim ile ilgili haberler çıktı, takdir edersiniz ki diplomasiyi bilenler bilir, Genel Sekreter 2+1 toplantı istese ve ben reddetsem, Genel Sekreter bugün benimle görüşmesini bir daha değerlendirirdi.”
Guterres’in Kıbrıs meselesine ilgisini kararlılıkla sürdüreceğini belirten Erhürman, “Bu bizim için sevindiricidir. Genel Sekreterin çabalarına destek vermeye devam ediyoruz. Sekreterin çizdiği çerçevede sırasıyla GYÖ’ler, metodoloji ve öze ilişkin konular var. 7 GYÖ var ve 6 tanesini kabul ettik. Guterres GYÖ’lerde ilerlemeler bekliyor. Açık bir şekilde toplantının başında ortaya koydu” ifadelerini kullandı.