İngiltere siyaseti, Başbakan Keir Starmer'ın yakın çalışma ekibini vuran ardışık istifalarla sarsıldı. Peter Mandelson'ın Jeffrey Epstein ile olan geçmiş ilişkilerine dair ortaya çıkan yeni detaylar, hükümet üzerindeki baskıyı dayanılmaz bir noktaya taşıdı. Krizin merkezinde, Mandelson'ın ABD Büyükelçisi olarak atanması sürecindeki "güvenlik soruşturması zafiyeti" ve bu atamayı destekleyen danışmanların sorumluluğu yer alıyor.
Başbakan'ın "Sağ Kolu" Sorumluluğu Üstlendi
Pazar günü geç saatlerde, Starmer'ın en güvendiği isim ve İşçi Partisi'nin son seçim zaferinin baş stratejisti olan Özel Kalem Müdürü Morgan McSweeney istifasını sundu. McSweeney, yayımladığı açıklamada Peter Mandelson'ın Washington Büyükelçisi olarak atanması tavsiyesinde bulunduğunu kabul ederek, "Bu atama yanlıştı. Mandelson partimize, ülkemize ve siyasete olan güvene zarar verdi. Başbakan'a bu tavsiyeyi ben verdim ve sorumluluğu tamamen üstleniyorum" ifadelerini kullandı. McSweeney'nin ayrılığı, Starmer'ın siyasi kalkanını kaybettiği şeklinde yorumlandı.

İkinci Dalga: İletişim Şefi de Gitti
McSweeney'nin şok etkisi yaratan ayrılığının üzerinden henüz 24 saat geçmeden, Pazartesi sabahı bir istifa haberi daha geldi. Başbakanlığın İletişim Direktörü Tim Allen, hükümetin "yeni bir ekip kurmasına olanak tanımak" gerekçesiyle görevinden ayrıldığını duyurdu. Allen'ın istifası, Epstein skandalının hükümetin iletişim stratejisini de çökerttiğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Krizin Kaynağı: Mandelson ve Epstein Belgeleri
Siyasi depremin merkez üssünde, İşçi Partisi'nin duayen isimlerinden Lord Peter Mandelson yer alıyor. ABD'de açıklanan yeni mahkeme belgeleri ve e-postalar, Mandelson'ın hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile ilişkisinin, daha önce beyan edilenden çok daha derin olduğunu ortaya koydu. Belgelerde, Mandelson'ın 2008 küresel finans krizi sırasında İş Bakanı olarak görev yaparken Epstein'e piyasa hassasiyeti olan bilgiler aktardığı ve Epstein'den "en iyi dostum" olarak bahsettiği iddia ediliyor.
Küresel Danışmanlık Firmasında da Yaprak Dökümü
Kriz sadece hükümeti değil, Mandelson'ın iş dünyasındaki bağlantılarını da etkiledi. Geçtiğimiz Cuma günü, Mandelson'ın kurucu ortağı olduğu stratejik danışmanlık şirketi Global Counsel'ın CEO'su Benjamin Wegg-Prosser da görevinden istifa etmişti. Şirket, Mandelson ile tüm bağlarını kopardığını ve hisselerini devrettiğini açıklamıştı.
Başbakan Keir Starmer ise geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, Mandelson tarafından "yalanlarla kandırıldığını" belirterek Epstein mağdurlarından özür dilemişti. Ancak muhalefet partileri ve bazı İşçi Partisi milletvekilleri, bu özrü yeterli bulmayarak sorumluluğun en tepeye, yani Başbakan'a ait olduğunu savunuyor.