Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk, John Collison’ın sunduğu Checky Point podcast’inde, artan yapay zekâ talebinin elektrik şebekelerini tehdit ettiğini açıkladı. Musk, önümüzdeki 30-36 ay içinde mevcut enerji kapasitesinin yetersiz hâle geleceğini belirterek, “Bu sistemler bu şekilde daha fazla büyüyemez” dedi.
Uyarısına göre, enerji altyapısının yetersizliği; geniş çaplı elektrik kesintileri, dijital hizmetlerde aksama ve internet ile bulut sistemlerinde çöküşlere yol açabilir.
Uzay temelli çözüm önerisi
Musk, bu soruna alışılmışın dışında bir çözüm önerdi: Alçak Dünya yörüngesine yaklaşık 1 milyon küçük uydu gönderilmesi ve bu uyduların güneş enerjisiyle çalışan işlemcilerle donatılması. Böylece yapay zekâ hesaplamalarının önemli bir kısmı uzaydan yürütülecek.
Musk, uzayın sürekli güneş ışığı alması sayesinde enerji üretiminde sınırsız kapasite sağlanabileceğini vurguladı.
Bilim dünyasında tartışmalar başladı
Musk’ın önerisi, bilim çevrelerinde tartışma yarattı. Bazı uzmanlar, alçak yörüngedeki aşırı yoğunluğun çarpışma riskini artırabileceğini belirtiyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) raporları, büyük ölçekli uzay projelerinin yakın uzayı “tehlikeli bir ortam” hâline getirebileceği uyarısını yapıyor.
Massachusetts Institute of Technology’den Dr. Leandra Chu ise Musk’ın uyarılarının abartı olmadığını belirterek, enerji verimliliği artırılmazsa krizin derinleşeceğini söyledi ve küçük modüler nükleer reaktörler ile yüksek verimli güneş panellerine yatırım çağrısı yaptı.
Enerji talebi hızla artıyor
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, 2025’te yapay zekâ veri merkezlerinin küresel elektrik tüketimi 480 teravat saate ulaştı. Bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 35 artış anlamına geliyor. Mevcut eğilim sürerse 2028’e kadar bu tüketim iki katına çıkabilir.
Musk, ABD ve Çin’in yapay zekâ veri merkezi yarışının enerji talebini ve çevresel baskıyı artırdığını, altyapı ve lojistik sorunları daha da büyüttüğünü belirtiyor.
Elon Musk’a göre, yapay zekâ devrimi mevcut enerji sistemlerini zorluyor. Önlem alınmazsa küresel ölçekte bir “dijital enerji krizi” kaçınılmaz olabilir. Uzay temelli çözümler ise şimdiden bilim dünyasında yoğun tartışmalara yol açmış durumda.