Araştırma ortaya koydu: İsviçre'de her yıl 43 kilogram altın kanalizasyona karışıyor

: İsviçre'de yapılan araştırma, kanalizasyon sistemine her yıl 43 kilogram altın ve 3 ton gümüş karıştığını ortaya koydu. İşte dikkat çeken nedenler...

İsviçre'de gerçekleştirilen bilimsel bir araştırma, ülkenin atık su sistemine her yıl yaklaşık 43 kilogram altın ve 3 ton gümüş karıştığını ortaya koydu. Uzmanlar, dikkat çeken bu miktara rağmen değerli metallerin geri kazanımının ülke genelinde ekonomik açıdan uygulanabilir olmadığını belirtti.

64 arıtma tesisinde kapsamlı inceleme yapıldı

Araştırma, İsviçre Federal Su Bilimi ve Teknolojisi Enstitüsü (Eawag) tarafından, İsviçre Çevre Dairesi (FOEN) adına yürütüldü. Çalışma kapsamında ülke genelindeki 64 atık su arıtma tesisinde ölçümler gerçekleştirildi.

Elde edilen verilere göre altın ve gümüş başta olmak üzere çeşitli değerli metaller; altın rafinerileri, saat üretim tesisleri, ilaç sanayisi ve günlük yaşamda oluşan mikroskobik parçacıklar yoluyla kanalizasyon sistemine ulaşıyor.

Teknolojide kullanılan nadir elementler de tespit edildi

Araştırmada yalnızca altın ve gümüş değil, elektronik ve sağlık sektöründe kullanılan gadolinyum, neodimyum ve iterbiyum gibi kritik elementlerin de önemli miktarlarda atık suya karıştığı belirlendi.

Bu elementler elektronik cihazlar, güçlü mıknatıslar ve tıbbi görüntüleme sistemlerinde yaygın olarak kullanılıyor.

Geri kazanım her bölgede ekonomik değil

Bazı bölgelerde altın yoğunluğunun dikkat çekici seviyelere ulaştığı tespit edilse de araştırmacılar, ülke genelinde bu metalleri geri kazanacak tesisler kurmanın maliyet açısından avantaj sağlamadığını ifade etti.

Uzmanlara göre yalnızca altın rafinerilerinin yoğun olarak bulunduğu belirli bölgelerde geri kazanım projeleri ekonomik olarak uygulanabilir olabilir.

Amaç çevresel etkileri takip etmek

Bilim insanları, çalışmanın amacının kanalizasyon sistemlerinde gizli bir hazine aramak olmadığını özellikle vurguladı.

Araştırmanın temel hedefinin, değerli elementlerin çevrede nasıl yayıldığını izlemek, sanayi faaliyetlerinin etkilerini değerlendirmek ve gelecekte oluşabilecek çevresel riskleri takip etmek olduğu belirtildi.

İLGİLİ HABERLER