ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, Küba'nın eski lideri Raul Castro'nun torunu Raul Guillermo Rodriguez Castro ile gizli görüşmeler yürüttüğü iddiası uluslararası gündeme bomba gibi düştü. Diplomatik kanalların devre dışı bırakılarak yürütüldüğü öne sürülen bu temaslar, Washington’ın Havana stratejisinde yeni bir aşamaya geçildiğinin sinyallerini veriyor.
"Geleceğe yönelik" dostane görüşmeler
Axios’un kaynaklarına dayandırdığı habere göre; Rubio ile Castro’nun torunu arasındaki temaslar teknik bir müzakereden ziyade "geleceğe yönelik görüşmeler" olarak tanımlanıyor. Görüşmelerin "oldukça dostane" geçtiği belirtilirken, ABD yönetiminin asıl hedefinin mevcut rejimin değişmesi olduğu vurgulanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın bu sürecin nihai sonucuna karar verecek tek isim olduğu ifade ediliyor.
Karar verici olarak hala Raul Castro görülüyor
Haberde dikkat çeken en önemli detaylardan biri de Trump yönetiminin mevcut Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’i muhatap almaması. ABD yönetimi, 94 yaşındaki Raul Castro’yu hala ülkenin "gerçek karar vericisi" olarak görüyor. Bu nedenle Rubio’nun diğer hükümet yetkilileriyle değil, doğrudan Castro ailesinin genç üyeleriyle temas kurduğu aktarılıyor.
Trump: "Kesinlikle bir anlaşma yapmalılar"
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada Küba ile temas halinde olduklarını doğrulamış ve bu sürecin Bakan Rubio aracılığıyla yürütüldüğünü belirtmişti. Küba’yı "başarısız bir ülke" olarak nitelendiren Trump, Havana yönetimine net bir mesaj vererek "Kesinlikle bir anlaşma yapmalılar" ifadesini kullanmıştı.
Petrol ablukası ve gümrük vergisi baskısı
ABD’nin Küba üzerindeki baskısı sadece diplomatik değil, ekonomik olarak da artıyor. Trump’ın imzaladığı kararname ile Küba’ya petrol sağlayan ülkelerden ithal edilen mallara gümrük vergisi uygulanması kararlaştırılmıştı. Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel ise bu durumu "suç niteliğinde bir politika" olarak tanımlayarak, Aralık ayından bu yana ülkeye yakıt girişi olmadığını ve halkın boğulmak istendiğini dile getirmişti.