ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun 28 Şubat’ta gerçekleştireceği İsrail ziyareti, bölgedeki askeri ve diplomatik dengelerin yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. ABD’li yetkililer tarafından doğrulanan ziyarette Rubio, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya gelerek İran dosyasını masaya yatıracak. Ziyaretin, Cenevre’de yürütülen ABD-İran nükleer görüşmelerinin belirsizliğini koruduğu bir süreçte yapılması dikkat çekiyor.
Müzakerelerde tıkanma sinyalleri
Cenevre’deki temasların ardından İsrail tarafında müzakerelerin çökme ihtimaline karşı hazırlıkların hız kazandığı belirtiliyor. İsrail Meclisi Dış İlişkiler ve Güvenlik Komitesi, son günlerde Ordu İç Cephe Komutanlığı'ndan kapsamlı güvenlik değerlendirmeleri alarak olası bir çatışma senaryosuna odaklanmış durumda. Rubio’nun ziyareti, bu "B planı" tartışmalarının en üst düzeyde koordine edilmesi açısından kritik önem taşıyor.
İsrail ordusu yüksek alarm seviyesinde
Bölgedeki son istihbarat raporları, ABD'nin İran'a yönelik olası bir müdahale takviminin öne çekilebileceği iddialarını güçlendiriyor. Bu değerlendirmeler üzerine Tel Aviv yönetiminin, İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı’na "yüksek alarm" talimatı verdiği kaydedildi. (19 Şubat tarihli raporlara göre) İsrail savunma mekanizmaları, sadece diplomatik kanalları değil, aynı zamanda sınır ötesi bir operasyonun lojistik altyapısını da gözden geçiriyor.
Bölgesel ittifaklar ve yeni stratejiler
Rubio’nun çantasındaki tek konu doğrudan askeri müdahale değil. ABD ve İran arasında nükleer görüşmelerde "temel ilkeler" üzerinde uzlaşıldığına dair Tahran’dan gelen açıklamalar, İsrail kanadında temkinli bir şüpheyle karşılanıyor. Bakan Rubio'nun ziyareti sırasında, Washington'ın İran'a yönelik yaptırım baskısını koruma sözü ile İsrail'in güvenlik kaygılarını dengelemesi bekleniyor.