Toprağın altında uzanan ve bitkiler arasında besin, su ve karbon alışverişini mümkün kılan mikorizal mantar ağlarını bilimsel olarak görünür kılan Dr. Toby Kiers, çevre alanının en prestijli ödüllerinden biri olan Tyler Çevresel Başarı Ödülü’nün sahibi oldu.
Amsterdam’daki Vrije Üniversitesi’nde görev yapan Kiers, bitki köklerini birbirine bağlayan mikroskobik mantar ağlarının ekosistemler için hayati rolünü ortaya koyan çalışmalarıyla tanınıyor. “Orman geniş ağı” olarak da adlandırılan bu yeraltı sistemleri, yalnızca bitkilerin büyümesini desteklemekle kalmıyor; karbonun toprakta depolanmasını sağlıyor, biyolojik çeşitliliği güçlendiriyor ve ekosistem direncini artırıyor.
Kiers’in yürüttüğü araştırmalar, yenilikçi deneyler, yüksek çözünürlüklü görüntüleme yöntemleri, DNA dizileme teknikleri ve küresel saha çalışmalarıyla mantar ağlarının doğadaki iş birliği düzenini nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. Çalışmalar aynı zamanda toprak sistemlerinde yaşanan bozulmaların iklim kırılganlığını ve biyolojik çeşitlilik kaybını nasıl hızlandırdığını da ortaya koyuyor.
Bilimsel veriler, bitkilerin her yıl yaklaşık 13 milyar ton karbondioksiti mikorizal mantarlara aktardığını gösteriyor. Bu miktar, fosil yakıtlardan kaynaklanan küresel emisyonların yaklaşık üçte birine denk geliyor. Uzmanlara göre bu bulgu, yeraltı mantar ağlarının iklim dengesinde sanılandan çok daha merkezi bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
Kiers, kurucuları arasında yer aldığı SPUN (Yeraltı Ağlarını Koruma Topluluğu) girişimiyle de dünyanın ilk küresel yeraltı atlasının hazırlanmasına öncülük etti. Yüksek çözünürlüklü dijital haritalarla oluşturulan bu atlas, mikorizal mantar çeşitliliğini ortaya koymayı ve yeraltı ekosistemlerinin küresel koruma politikalarına dahil edilmesini amaçlıyor.
Bilim insanları, Kiers’in çalışmalarının doğaya bakış açısında da önemli bir değişim yarattığını vurguluyor. Araştırmalar, doğanın yalnızca bireylerden değil, karmaşık ilişkiler ağından oluştuğunu ortaya koyarken; iş birliği, paylaşım ve karşılıklı bağımlılığın ekosistemlerin temelini oluşturduğunu gösteriyor.