İstanbul
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5554 %0.07
55,5999 %-0.20
6.647,48 %0.22
82.767,96 %0.99
Muhalif. Ukraynalı Lyudmila’nın eşinin mezarı başında anlattıkları, savaşın acısını tarif ediyor

Ukraynalı Lyudmila’nın eşinin mezarı başında anlattıkları, savaşın acısını tarif ediyor

Rus güçlerinin saldırısında kocasını kaybeden Lyudmila Trekuşenko: ”Yakınları kaybetmek, tek kalmak, kalacak yersiz kalmak çok korkunç. Kış geliyor, benim kalacak yerim yok. Hasar görmüş evim ise şimdiden çok soğuk. Duvarlardan tuğlaların düşmemesi için uğraşıyorum” ”Keşke ben de Yuri ile ölseydim, artık sabredemiyorum. Tanrı kimseye göstermesin. İnsanlar ne için, neden bu cezayı çekiyor?”

Ukraynalı Lyudmila’nın eşinin mezarı başında anlattıkları, savaşın acısını tarif ediyor
Okunma Süresi: 4 dk

İZYUM (AA) MUSTAFA DEVECİ Ukrayna'nın İzyum şehrinde Rus güçlerinin düzenlediği saldırıda kocasını kaybeden Lyudmila Trekuşenko, eşinin mezarı başında yaşadıklarını anlattı.

Ukrayna makamları, Harkiv bölgesine bağlı İzyum şehrinin Rus güçlerinin eline geçmesinden bu yana kent çıkışında yer alan mezarlığın hemen yanına gömülmüş 440 yeni mezar bulunduğunu açıkladı.

Ukrayna polisi, bugün de söz konusu bölgede otopsi için mezarları açmaya devam etti. Bazı İzyumlular ise mezarlığa gelerek ellerindeki numaralarla yakınlarına ait kabirleri bulmaya çalıştı.

Söz konusu bölgedeki mezarların tamamının Rus güçlerinin şehri kontrol ettiği dönemde buraya metfun bulunanlara ait olduğu belirtiliyor. Bölgede çatışmaların devam etmesi nedeniyle ölenlerin cenazelerinin gömülmesine aile üyeleri katılamamış ve görevliler tarafından defnedilmiş. Hal böyle olunca da çoğu mezarın başında sadece numara yer alıyor. Ailelere sadece yakınlarının kaç numaralı mezara gömüldüğünün bilgisi verilmiş.

Rus saldırısında 8 Mart'ta eşini kaybeden 52 yaşındaki Trekuşenko, hukukçu olan ancak ticaretle uğraşan kocası Yuri'nin mezarına bisikletiyle ve yanına aldığı birkaç gül ile geldi.

Trekuşenko, yaklaşık 6 ay boyunca şehrin kontrolünün Rus güçlerinin elinde olması nedeniyle eşinin kabrini hiç ziyaret edememiş.

Kentin yeniden Ukrayna'nın kontrolüne girmesinin ardından Trekuşenko, ilk kez eşinin kabrini ziyaret etme olanağı bulmuş. Nereye gömüldüğünü bilmediği için Trekuşenko, bir müddet kabristanda eşine ait 222 numaralı mezarı aradı.

Yanında getirdiği gülleri kocasının mezarına bırakan Trekuşenko, gözyaşlarına hakim olamadı. Eşinin mezarının etrafını temizleyen ve uzun süre gözyaşı döken Trekuşenko'nun yaşadıkları yürek burkuyor.

Trekuşenko, AA muhabirine, savaşın başladığı 24 Şubat'ta İzyum'da yaşayanlar arasında panik yaşandığını ve şehre ilk saldırının 28 Şubat'ta gerçekleştiğini kaydetti.

Trekuşenko, "Bize, bir insanın ancak bir depoda (sığınakta) hayatta kalmasının mümkün olduğunu söylediler. Kızım da yanımdaydı ve iki tane yatak hazırladık. Kızım hamileydi, bebeğinin doğmasını bekliyorduk. Onu göndermeyi başardık. İnsanlar çıkışta zorlanıyordu çünkü köprü patlatılmıştı artık. Kocası karşı kıyıda kızımı bekliyordu. Kızım karşıya geçti ve gittiler." dedi.

Eşi Yuri ile 28 Şubat'tan itibaren evlerindeki sığınakta kalmaya başladıklarını söyleyen Trekuşenko, "8 Mart'ta saat 02.20 sularında eve ilk füze isabet etti, bombalandık, ikinci füze ise avluya düştü ve bomba parçaları sığınağa isabet etti. Çelik ve ahşap yapımı olan kapı ise süzgeç gibi oldu. Ben ve kocam depoda oturuyorduk. Parça bana da isabet etti ve hafif yaralandım, kocam ise kapıya doğru bakıyordu ve (bomba parçası) onu öldürdü." diye konuştu.

"Keşke eşim ile ben de ölseydim"

Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına boğulan ve zaman zaman konuşmakta zorlanan Trekuşenko, şunları dile getirdi:

"Yakınları kaybetmek, yalnız kalmak, kalacak yersiz kalmak çok korkunç. Kış geliyor, benim kalacak yerim yok. Hasar görmüş evim ise şimdiden çok soğuk. Duvarlardan tuğlaların düşmemesi için uğraşıyorum, kapı vuruldu. Kısacası şimdilik kalacak yerim yok ve nereye gideceğimi bilemiyorum. Hepsi çok korkunç, her şey çok korkunç. Keşke ben de Yuri ile ölseydim, artık sabredemiyorum. Tanrı kimseye göstermesin. İnsanlar ne için, neden bu cezayı çekiyor? Çok güzel yaşıyorduk, kimseyi rahatsız etmiyorduk. Tanrı kimseye göstermesin. Ne kadar çok insan öldü. Bunlar neden bize yapıldı?"

Eşinin cenazesi ilk önce evlerinin bahçesine gömülmüş

Trekuşenko, şehirde çatışmaların devam etmesi nedeniyle eşinin cenazesini ilk olarak evlerinin bahçesine gömmek zorunda kaldıklarını, nisan sonunda da görevliler tarafından buraya getirilerek defnedildiğini söyledi.

Şehrin Rus güçlerinin elinde olduğu dönemde eşinin mezarını ziyaret edemediğini kaydeden Trekuşenko, şunları söyledi:

"Bizi daha önce buraya bırakmıyorlardı çünkü sürekli atışlar vardı. Daha önce şehre mayınlar döşendi, insanlar yaralandı, bacaklarını kaybedenler oldu ve kısacası insanlar buraya gelmekten çekiniyordu. Nisan sonu eşimin naaşı buraya getirildi. Ben ise ilk kez buraya geldim. Bizimkiler, Ukraynalı askerler geldi sonuçta, Tanrı onlara sağlık versin, artık durum sakinleşti ve ben de gelmeye karar verdim. Kızım kaldı, bu beni hayatta tutuyor ama benim için elbette çok zor. 25 yıl beraberdik, birçok planımız vardı."

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız