İstanbul
Parçalı bulutlu
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,3334 %0.12
55,0689 %-0.43
6.613,48 %-0.47
83.000,80 %-0.86
Muhalif. Suudi Arabistan’ın tarihi kültür kenti: Ula

Suudi Arabistan’ın tarihi kültür kenti: Ula

Tarihi 200 bin yıl öncesine uzanan Ula, başta Lihyan Krallığı olmak üzere tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptı Devasa kayaların oyulmasıyla yapılan anıt mezar ElFerid Kasrı, Suudi Arabistan’da UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren ilk yer olma özelliği taşıyor

Suudi Arabistan’ın tarihi kültür kenti: Ula
Okunma Süresi: 3 dk

ULA (AA) İBRAHİM SİPAHİ Suudi Arabistan'ın kuzeyindeki ElUla kenti, tarihin önemli ticaret rotalarından Tütsü Yolu ile Mekke'ye giden hac yolunun üzerinde bulunmasıyla antik çağlardan bu yana hareketli bir kültür merkezi olarak öne çıkıyor.

Çöl ile çevrili modern yollarla döşeli, 22 bin 500 kilometrekarelik alan üzerine kurulan Ula kenti, başkent Riyad'a yaklaşık 1000 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

İlk yaşam buluntularının yüzbinlerce yıl öncesine uzandığı, birçok medeniyete ev sahipliği yapan kent, dünyanın dört bir yanından ziyaretçilerini karşılamak için kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçti.

Tarihi yapısı ve doğasının bozulmamasına özen gösterilen bu süreçte Ula'nın cazibe merkezi olması için yollar, restoranlar, oteller ve tesisler yapılarak modern altyapı projeleri hayata geçirildi.

Kentin mimarisinde tarihi dokunun zarar görmemesi için yeni yapılan binaların üslup ve renk olarak eski yapılarla uyumlu olması da ziyaretçilerin dikkatini çekiyor.

Palmiye ağaçları ve çeşitli çöl bitkileriyle süslenen kentte, bina ve yapılarda çölü andıran sarı renk ile çeşitli tonlarda bej ve kahverengi kullanıldığı görülüyor.

Ula'nın tarihi

Suudi Arabistan Turizm Bakanlığı verilerine göre, bölgede yapılan kazı çalışmaları kentin tarihinin Eski Taş Çağı'na, MÖ 200 bin yıl öncesine uzandığını gösteriyor.

Kentte yapılan arkeolojik çalışmalarla Tunç Çağı'na, MÖ 30002000 yıllarına ait olduğu belirlenen antik mezarlar ve anıtlar keşfedildi.

Yer altı sularının bulunması ve tarımda gelişmenin yanı sıra Ula kenti, Mısır ve Mezopotamya bölgesine yapılan tütsü ticaretinde önemli rol oynamasıyla MÖ 600'den MÖ 4 yılına kadar Lihyan Krallığı'na ev sahipliği yaptı.

Ardından Ürdün'deki Petra merkezli Arap Nebati Krallığı'nın güneydeki başkenti olarak öne çıkan Ula'da Nebati Krallığı'nın çöküşünden sonra 300'lü yılların başına kadar Romalılar hüküm sürdü.

İslamiyet'in doğuşu ve Romalıların yenilmesiyle 6. yüzyıldan sonra Ula yeniden Arapların hakimiyeti altına girdi.

Ula'daki tarihi eserler

Nebatiler döneminde kutsal sayılan İslip Dağı, Ula'nın tarihinde önemli yer tutuyor.

Kayalık bir zemindeki İslip Dağı'nın ortasında doğal bir geçidi, buranın sağında da "Divan" olarak bilinen kayanın oyulmasıyla yapılmış bir salon bulunuyor.

Divanda, ziyaretçilerin yemek yemesi için yapıldığı düşünülen kayalardan oyulmuş masalar bulunuyor.

Nebatilerin ayinler, ziyafetler ve siyasi tartışmalar için toplandığı İslip Dağı'nda mezarlar, süslemeler ve adaklar yer alıyor.

Etrafında başka bir yapı bulunmaması sebebiyle "Yalnız Kale" ve "ElFerid Kasrı" isimleriyle de bilinen Lihyan bin Kuza'nın anıt mezarının göz alıcı mimarisiyle 1. yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor.

Devasa bir kayanın yukarıdan aşağıya doğru oyulmasıyla yapılan Nebati kültürünün izlerini taşıyan anıt mezar, ayrıca, Suudi Arabistan'da UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren ilk yer olma özelliği taşıyor.

Ula Vadisi'nde bulunan Aslan Mezarları ise bir dağın ön cephesine oyularak yapılmış 4 aslan figürüyle dikkati çekiyor.

Önemli şahsiyetler için yapıldığı düşünülen mezarların tarihinin Lihyan Krallığı dönemine MÖ 85. yüzyıllara kadar uzandığı belirtiliyor.

Tarihi bölgenin sorumlusu, Aslan Mezarlarını günlük ortalama 800 kişinin ziyaret ettiğini, kış aylarında bu sayının daha da arttığını ifade etti.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız