İstanbul
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,8642 %0.06
55,7726 %0.19
6.746,98 %0.25
84.284,84 %-2.57
Muhalif. Medicana Sağlık Grubu’ndan prostat kanserinde tanı için düzenli kontrol önerisi

Medicana Sağlık Grubu’ndan prostat kanserinde tanı için düzenli kontrol önerisi

Medicana Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Güven Tidim: ”Ailesinde prostat kanseri bulunan erkekler 45 yaş sonrası, ’BRCA2’ mutasyonları (kanser geni) taşıyan kişiler 40 yaş sonrası, genel anlamda ise 50 yaş üstü her erkek, yıllık olarak düzenli üroloji doktoru kontrolünden geçmelidir”

Medicana Sağlık Grubu’ndan prostat kanserinde tanı için düzenli kontrol önerisi
Okunma Süresi: 3 dk

İSTANBUL (AA) Medicana Sağlık Grubu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Güven Tidim, 50 yaş üstü her erkeğin yıllık olarak düzenli üroloji doktoru kontrolünden geçmesi gerektiğini bildirdi.

Hastaneden yapılan açıklamaya göre, genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan prostat kanseri, erkeklerde en sık tanı konulan ikinci kanser durumunda.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Op. Dr. Güven Tidim, sigara kullanımının prostat kanseri riskini 1,4 kat artırdığını belirtti.

Tidim, "Prostat kanseri erken evrelerde belirti vermeyebilir. Bu nedenle ailesinde prostat kanseri bulunan erkekler 45 yaş sonrası, 'BRCA2' mutasyonları (kanser geni) taşıyan kişiler 40 yaş sonrası, genel anlamda ise 50 yaş üstü her erkek, yıllık olarak düzenli üroloji doktoru kontrolünden geçmelidir." ifadelerini kullandı.

Prostat bezinin erkeklerde sperm sıvısının içeriğini oluşturan seminal sıvıyı üreten, ortalama ceviz büyüklüğünde bir organ olduğu bilgisini paylaşan Tidim, Prostat kanserinin ise prostat bezindeki hücrelerin anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalması sonucu geliştiğini aktardı.

Tidim, "Prostat kanseri riski yaşla birlikte artar ve 50 yaşın altındaki erkeklerde nadiren görülür. Prostat kanserinin görülme sıklığı 4150 yaş aralığında yüzde 2,4 olurken 5160 yaş aralığında yüzde 13,3 oranında. 6170 yaş aralığında yüzde 46,9 iken 7180 yaşlarında yüzde 53,4 oranında. 8190 yaş aralığında ise yüzde 4 oranındadır. Prostat kanserlerinin yaklaşık yüzde 10'u kalıtsaldır." açıklamalarında bulundu.

Erken evrelerde belirti vermiyor

Tidim, prostat kanserinin sinsi bir hastalık olduğuna değinerek, "Genellikle erken evrelerde belirtiye neden olmaz. Zamanla fark edilmediği takdirde, kanserli dokunun idrar kanalına baskı yapması ya da çevre organlara zarar vermesiyle kendini gösterir. İdrar yapmada zorluk, idrar akışında zayıflama, idrarda veya menide kan görülmesi, idrara çıkma sıklığında artış, ereksiyon güçlüğü, ejakülasyon sırasında ağrı, kilo kaybı, yorgunluk, böbrek yetmezliğine bağlı kusma, iştahsızlık, sırt, kalça, kaburga veya diğer kemiklerde ağrı şeklinde belirtiler verebilir." değerlendirmelerinde bulundu.

PSA testinin prostat kanseri tanısında devrim yarattığına işaret eden Tidim, şunları kaydetti:

"PSA antijeni, prostata özgüdür ancak kansere özgü değildir. Bu nedenle iyi huylu prostat hipertrofisi (BPH), prostatit ve diğer kötü huylu olmayan durumlarda da PSA yükselebilir. Normal PSA düzeyi yaşa göre değişir. DRM (Rektal parmak muayenesi) ile prostatın belli yüzeylerindeki anormallikler, dokunma duyusuyla hissedilebilir. Vakaların yüzde 18'inde, PSA seviyesinden bağımsız olarak tek başına muayene ile prostat kanseri saptanır. Bu yüzden çok önemlidir. PSA değeri anormal olan ve/veya DRM ile anormallik saptana erkeklerde, biyopsi öncesi mutlaka prostatın MR görüntülemesi önerilir. Prostat bezinden farklı tekniklerle biyopsi alınabilir. Doku örnekleri, mikroskop altında incelenerek kanser hücresi görülüp kesin tanı konur."

"Her tedavi yöntemi her hasta için uygun olmayabilir"

Prostat kanseri riskine karşı sigara içmeyerek, egzersiz yaparak ve kesin kanıtlanmamış olsa da dengeli beslenerek önlem alınabildiğini kaydeden Tidim, ailesinde prostat kanseri bulunan 45 yaşından büyük erkeklerin, "BRCA2 mutasyonları" (kanser geni) taşıyan 40 yaş üstü erkeklerin ve genel anlamda 50 yaş sonrası her erkeğin, yıllık olarak düzenli üroloji doktoru kontrolünden geçmesi ve PSA tahlili ile DRM yaptırmasının önerildiği bilgisini paylaştı.

Tidim, tedavinin kanserin evresi, hastanın genel sağlık durumu ve hastanın beklentisine göre belirlendiğini vurgulayarak, "Tedavi seçenekleri arasında cerrahi müdahale yani radikal prostatektomi (laparoskopik , robot yardımlı ya da açık cerrahi), radyoterapi, hormon tedavisi ve kemoterapi yer alabilir. Ancak her tedavi yöntemi her hasta için uygun olmayabilir." görüşünü paylaştı.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız